› 
 › 
Pudra.com 12.01.2011

Ayşe Kulin'den Hayat ve Hüzün

Ayşe Kulin son kitapları Dürbünümde Kırk Sene Hayat ve Hüzün’de kendi anılarını ve o anıların geri planını oluşturan dünyayı anlatıyor.

Ayşe Kulin'den Hayat ve Hüzün
Her kitabıyla okuyucunun kalbinde özel bir yer edinen Ayşa Kulin bu defa kendi yaşam öyküsü ile karşımızda. Yazar Dürbünümde Kırk Sene adını verdiği hayatının 40 yıllık bölümünü Hayat ve Hüzün isimli iki kitapla anlatıyor.


"Hayat ve Hüzün’de yazdıklarım, babamın da var olduğu dünyada geçirdiğim kırk yılın, dürbünüme çarpan resimleridir; özelimde ve ülkemde 1941’den bu yana yaşadıklarımdan, gördüklerimden seçmelerimdir. Kitabıma, beni çok etkileyen, çok üzen, çok sevindiren, bende iz bırakan, belleğimde hep kalan anılarımı aldım. 1983’ten sonraki yıllarımın serüveni belki bir başka kitaba konu olur ama bu kitaplar, 1983 yılına kadar, Edip Cansever’e rahmetle selam olsun, “Ben Ayşe Kulin Nasılım?”a yanıtımdır."

Veda ve Umut’ta ailesinin yaşadıklarından yola çıkarak Osmanlı’nın son günlerinden Cumhuriyet'in ortalarına kadar Türkiye’nin öyküsünü anlatan Ayşe Kulin, bu kez Hayat ve Hüzün’de kendi anılarını ve o anıların geri planını oluşturan dünyayı anlatıyor. Çağdaş Türk edebiyatının en sevilen kalemlerinden biri olan Ayşe Kulin’den, anıların, Türkiye ve dünya koşullarının iç içe geçtiği bir çalışma.

Hürriyet Pazar yazarlarından Şehriban Oğhan'ın Ayşe Kulin ile yaptığı röportajdan bazı bölümler yazarı ve kitabı çok iyi anlatıyor:

Dedesi Osmanlı’nın son nazırlarından Ahmet Reşat Bey, babası Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk genel müdürlerinden, Devlet Su İşleri Reisi Muhittin Kulin. Savaş yorgunu ve yoksul Türkiye’de, ikinci savaş tamtamları çalarken doğuyor. Eski Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel ile ünlü müzisyenler Ekrem-Cemal Reşit Rey’in babaları Ahmet Reşit Rey’in kucağında büyüyor. Güzelliği İran Şahı Pehlevi’nin eş adayları arasında gösterilecek kadar tescilli.

Parlak bir eğitim ve zengin bir koca... Fakat peri masalı uzun sürmüyor. Üç yıllık evliliğin ardından 23 yaşında, iki oğluyla baba evine dönüyor. Yıllar süren, iftiralarla dolu velayet davaları, sekiz yaşında yurtdışında bir yatılı okula gönderilen çocukların arkasından dökülen gözyaşları ve ikinci evlilik... İki çocuk sahibi daha olduğu ikinci eşiyle öncelikleri farklı olunca 30’lu yaşlarda dört çocuk annesi olarak iş aramaya başlıyor. Önce arkadaşı Abdi İpekçi’nin kapısını çalıyor. İpekçi’nin “Her yıl Londra’ya gidiyorsun, Kraliçe ile röportaj yaparsan işe alırım” sözüyle vazgeçiyor gazetecilikten. Milliyet Yayınları’nın başındaki Altemur Kılıç ile görüşüp çeviri yapmaya başlıyor. Kılıç’ın kafasındaki ‘Playgirl’ imajını silmeye çalışarak...

Bu arada kocasının kendisini aldattığını öğreniyor ve bir yastıkta kocama hayali suya düşüyor. Kendini işine veriyor. Bir yandan reklam çekimlerinde sanat yönetmenliği yapıyor, bir yandan Betül Mardin ile birlikte halkla ilişkiler sektörüne giriyor. Asil Nadir ve Bedrettin Dalan ile çalışma o döneme rastlıyor. Bu arada yavaş yavaş öykü denemeleri başlıyor. Çocukluğunun geçtiği Ankara’daki komşusu Aylin’in hayat öyküsünü kaleme aldığı ‘Adı Aylin’ hayatının dönüm noktası oluyor. Kitapları 18 dile çevrilen Ayşe Kulin, son kitabı ‘Dürbünümde Kırk Sene’de kendi öyküsünü, 1941-1983 yılları Türkiye panoramasıyla anlatıyor. Kitap, “Bunca yanlışı kırk yıla iyi sığdırmışım, aferin bana! Çocuklarımı saymazsam, elde var kocaman bir sıfır!” yüzleşmesiyle başlıyor.

Kitap okutan bir yazar...

Okuduğum okulun yazar olmamda çok büyük faydası oldu. Çok bireyci bir okuldu, kabiliyetini görüp yönlendiriyorlardı. Her insan bir yetenekle doğuyor. Dikiş dikmek, iyi yemek yapmak, ressam olmak, hepsi yetenek işi. Yazar olmak da öyle; gidin üç tane üniversite bitirin, oturun roman yazın, olmuyorsa olmuyordur. Bence tamamen genlerde oluyor. DNA ile geliyor. Ailemde yazar yok ama halam güzel yazardı. Babam da mühendisti ama yazmakla ilgili bir derdi vardı.

Kitaplarım 18 dile çevrildi. Çince ve Tayvanca’ya çevriliyor. İtibarım yurtdışında daha fazla. Nobel hayalim yok. Fakat Dublin Impac ödülü var. Çok önemli bir edebiyat olayı. İki Türk yazar listeye girdi. Orhan Pamuk ve ben. Okumayan insanlara, kitap okutan yazarım. Her kitabım gibi bunun da satacağını tahmin ediyorum. Bir beklentiyle yazmadım. Bunu otobiyografi olarak görmüyorum çünkü yaşadığım birçok şeyi koymadım içine. Tek kitap olarak düşündük fakat kalın oldu, iki kitap yaptık. İlk bölümü Hayat 1941-1964 Türkiyesi, ilk eşten ayrılıp Ankara’ya baba evine döndüğümde bitiyor. İkinci kısım Hüzün; 64-83 arası Ankara’da başlayan hayat ve boşanma, velayet mahkemeleri. 83 sonrası olmayacak.


Hayat
Dürbünümde Kırk Sene-1. Kitap (1941-1964)
Ayşe Kulin
Everest Yayınları


Hüzün
Dürbünümde Kırk Sene-2. Kitap (1964-1983)
Ayşe Kulin
Everest Yayınları



Pudra.com öneriyor: Ayşe Kulin'in yaşam öyküsü hem kitap severler için hem de kadınlar için çok ilham verici bir öykü. Ayrıca, bu 40 yıllık dönemde yaşananların geri planında Türkiye ve dünyaya dair ilginç saptamalarla renkleniyor kitaplar. Hayat ve Hüzün, dönem kitapları, öz yaşam öyküsü sevenler ve elbette Ayşe Kulin okurları için harika bir okuma...


EN ÇOK OKUNANLAR
POPÜLER GALERİLER
kuru soguklardan koruyan en iyi nem maskeleri guzellik cilt bakimi
uniq acikhava film festivali basladi
plajkiz
kyoto
tavuk kanat
1482307267 the popul st 3
astroloji burclar zodyak burc
aile uyku cocuk
EN YENİLER