Hürriyet Kelebek 18.03.2011

Mineraller sağlığınızın sigortasıdır

Kalsiyum, demir, çinko ya da selenyum olmadan sağlıklı kalmak zor ama mineral desteklerinden faydalanmak da dikkat isteyen bir konu. Prof. Dr. Osman Müftüoğlu minerallerle ilgili bilinmesi gerekenleri anlatıyor.

Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, Hürriyet Kelebek'teki sayfasında yer verdiği besin takviyeleri ile ilgili yazı dizisinde mineraller hakkında bilgi veriyor:

Mineraller sağlığınızın sigortasıdır

Emin olun ki çoğumuz mineral tabletlerini yanlış veya bilinçsiz kullanıyoruz. Bunda üreticilerin de, eczacıların da, biz doktorların da payı var.

Mesela bazı vitamin üreticilerinin demir içeren hapları ilaç değil de “destek” olarak sattıklarını biz doktorlar hayret ve dehşet içinde izliyoruz. Mesela ciddi tıbbi riskler taşıyabilen potasyum haplarının eczane raflarında ilaç değil de besin desteği olarak yer aldığını görünce ciddi biçimde üzülüyoruz. Çinko haplarının adeta birer soğuk algınlığı ilacı haline getirilerek pazarlanmasını yüreğimiz sıkışarak, canımız sıkılarak, hatta biraz da kızarak seyrediyoruz.

Kısacası minerallerin kullanımında da tıpkı vitaminlerde olduğu gibi ciddi bir bilgisizlik, dikkatsizlik ve görgüsüzlük durumu var. Peki, o zaman ne yapmalı? Neyi, ne zaman, ne dozda, ne süre ile yutmalı?

İşte yanıtlar...

Magnezyum: Yorgunluğa iyi gelir
Kalbinizden kaslarınıza, kemiklerinizden sinirlerinize, hücrelerinizin hepsi magnezyuma muhtaçtır ama yeteri kadar sebze, meyve, tam tahıl, ceviz vs. tüketen biriyseniz magnezyum eksikliğiyle kolay kolay karşılaşmazsınız. Eğer yukarıdaki yiyeceklerden mahrum kalmışsanız, çok fazla alkol alan veya idrar söktürücü ilaç yutan biriyseniz magnezyum eksikliğine yakalanabilirsiniz.

Özellikle kas krampları, yorgunluk, kalp ritmi bozuklukları, uyku sorunları gibi problemleriniz varsa bu ihtimali daha da ciddiye alın. Magnezyum desteklerini kullanacaksanız mutlaka doktorunuzla konuşun. Yok, ille de ben yorgunluğumu azaltmak için magnezyum desteği alacağım diye inat ediyorsanız günlük miktarın 100 mg’ı geçmemesine özen gösterin.

Demir: Sadece reçete ile satılmalı
Eksikliği ciddi sağlık sorunlarına yol açan minerallerin başında demir geliyor. Eğer demir deponuz eksikse kırmızı kan hücrelerinizin hemoglobini azalıyor. Oksijeni akciğerden dokulara taşınmakta zorlanıyor. Bu durum bir hastalık olarak değerlendiriliyor ve adına “demir eksikliği kansızlığı” deniyor.

Belirtileri; yorgunluk, solukluk, unutkanlık, cilt, saç, tırnak sorunları, dil yanmaları, çocuklarda büyüme ve gelişmede gecikme olabiliyor. Bu hastalığın da doktorlar tarafından tedavi edilmesi, eksik olan demirin “ilaç” olarak tanımlanıp reçete ile ve doktor kontrolü altında kullanılması şart!

Kısacası, demirin destek olarak alınması son derece riskli. Demir fazla alındığında ciddi sağlık sorunları ortaya çıkıyor.

Kimler risk altında?
Et yemeyen sıkı vejetaryenlerin, sık sık hamile kalan kadınların, periyot döneminde aşırı kan kaybeden genç hanımların, yetersiz beslenen yaşlıların, büyüme çağındaki çocukların, yeni ergenliğe giren genç kızların, demir eksikliği yönünden izlenmeleri lazım.

Et kesinlikle çok zengin bir demir kaynağı ve onu tavuk ve balıketine göre “kırmızıya boyayan” da zaten bu içindeki zengin demir deposu. Ama çoğumuz son yıllarda doymuş yağı ve kolesterolü çok diye ya da fazla zarar veriyor korkusundan yeteri kadar et yemeyi ihmal eder hale geldik. Bana sorarsanız demiri destek olarak kullanmayın.

Kalsiyum: Kemiklerin dostu
Kalsiyum en çok kullanılan besin desteklerinden biridir. Ondan, özellikle menopoz dönemi kemik kırılganlığı artışını yavaşlatmak amacıyla faydalanılıyor. Kalsiyumun da doğal yoldan besinlerle kazanımı en doğru seçim. Kalsiyumdan zengin yiyecek ve içeceklerin çoğu da süt ürünü. Özellikle yoğurt, ayran, peynir bu bakımdan çok değerli besinler.

Bir bardak süt ya da yoğurtta yaklaşık 300 mg kalsiyum var. Bu miktarı her gün tüketmek mükemmel bir çözüm. Destek olarak almak da mümkün, ama bunu da doktor tavsiyesi ile yapınız.

Kalsiyumun yalnız kemik yoğunluğunu dengelemekte değil, kilo sorununu önlemek, hipertansiyonla daha kolay mücadele etmek hatta bazı kanserlerde-örneğin kolon kanseri- korunmak için de önemli olduğu kesin. Ama aşırısı da zararlı, tehlikeli olabiliyor. Örneğin, fazla kalsiyum erkeklerde prostat kanserini tetikliyor.


Selenyum: Dikkatli kullanın
Selenyum güçlü bir antioksidan olan bu mineralin eksikliğinin kanser riskini arttırdığı doğru ama kanseri önlemek amacıyla destek olarak kullanılıp kullanılamayacağı konusu henüz netleşmedi. Eğer imkân varsa kan değeri ölçülmeli, eksikse yerine konulmalı. Yoksa “rastgele” kullanılmamalı. Çünkü fazlasının saç ve cilt sorunlarına yol açtığı, diş dökülmesine sebep olduğunu gösteren bulgular var.

Önerim, doktor tavsiyesi olmadan kullanılmaması, özellikle günde 50 mikrogramı aşan dozların toksik olabileceğinin unutulmamasıdır.

Çinko: Eksikse tamamlanmalı
Çinko son yıllarda biraz abartıldığı düşünülen minerallerden biri. Eksikliğinin problem yarattığı kesin ama “destek” olarak alınmasının gerekliliği tartışmalı. Eğer kandaki seviyesi düşükse tabii ki mutlaka çinko hapları ile eksiklik yerine konulmalı ama böyle bir inceleme yapmadan rastgele kullanımı asla tavsiye edilmiyor.

Çinko desteklerinin bağışıklığı güçlendirmede faydası olabilir ama günlük dozu asla 15 mg üzerine çıkmamak lazım. Çünkü fazlası, beklenilenin tersine bağışıklığı daha da bozuyor, hatta yaraların iyileşmesini geciktiriyor. Saç dökülmesi gibi bazı cilt problemlerine yol açıyor.

Aklınızda olsun
  • Çinko pastillerinin soğuk algınlığını iyileştirmedeki rolü henüz kesinleşmiş değildir.
  • Magnezyumu yorgunluk sorununuzun azalması, kas gerginliği ve kramplarınızın azalması için kullanmayı düşünürseniz mutlaka doktorunuzla konuşun, yok eğer kendi kararınızla kullanacaksanız günlük dozu asla 300 mg’ı geçmesin, kullanım süresi 2 haftayı aşmasın.
  • Selenyumun Haşimato hastalığında antikorların seviyesini azalttığı, hastalığın iyileşmesini değilse de kontrolünü kolaylaştırdığı düşünülüyor ama bu bilgi henüz netleşmiş değil.
  • Kemik yoğunluğunu azaltmak için günlük kalsiyum ihtiyacının ne kadar olduğu tam olarak bilinmiyor. Genel olarak 500 mg’lık günlük dozun güvenli olduğu kabul ediliyor.
  • Kalsiyumu akşam saatlerinde hatta yatmadan önce bol su ile içmek de fayda var. Bu durumda uykunun kalitesi de iyileşebiliyor.
  • Ağız yolu ile alınan kalsiyum desteklerinin böbrek taşına yol açacağı bilgisi de, yüksek dozda kalsiyum kullanmanın uzun vadede kemik kırklarının önlediği iddiası da doğru değil.
  • Süt, ayran içmek, yoğurt, peynir tüketmek kalsiyum kazanmanın en güvenli yolu gibi görünüyor.


Prof. Dr. Osman Müftüoğlu'nun besin takviyeleri ile ilgili diğer yazısını okumak için tıklayın.

Mineraller hakkında daha detaylı bilgi almak için Pudra.com'un hazırladığı "Minerallerin çeşitleri ve faydaları nelerdir?" yazısına tıklayın.


POPÜLER GALERİLER
new york fashion week 26
EN YENİLER