Hürriyet 27.05.2011

Alerji mevsimi geldi

Bahar günlerini öksürük, aksırık, burun tıkanıklıkları ya da nefes darlıklarıyla geçirmeyi, olur olmaz kaşıntılar ve cilt döküntüleri ile uğraşmak istemiyorsanız Prof. Dr. Osman Müftüoğlu'nun önerilerini göz atmalısınız.

İlkbahar, polenlerin de etkisiyle solunum sistemi alerjileri ve alerjik cilt sorunlarının en çok görüldüğü zamandır. Güzelim bahar günlerini öksürük, aksırıkla, burun tıkanıklıkları ya da nefes darlıkları ile geçirmeyi, olur olmaz kaşıntılar ve cilt döküntüleri ile uğraşmak istemiyorsanız Prof. Dr. Osman Müftüoğlu'nun Hürriyet'te yer verdiği bu yazısını dikkatle okuyun.

Alerji mevsimi geldi

Alerjik tepkilerimizin, yanıtlarımızın sorumlusu bağışıklık sistemimizdir. Tıpkı bakterilere ya da virüslere karşı geliştirdiği saldırı yöntemlerinin benzerlerini bazı maddelere, örneğin polenlere, tozlara, kimyasallara veya gıdalara karşı da oluşturup vücudumuzu korumaya çalışır. Alerjik tepkimelere neden olan maddelerden uzak durmak yalın ve kolay bir çözüm olmakla birlikte günlük yaşantıda gereğince yerine getirilemeyebilir.

Bağışıklığı güçlü tutmak, vitamin, mineral veya besin desteklerinden faydalanmayı düşünmek, bu destekler ile bağışıklık sistemine yarar sağlamak ilk akla gelen korunma çabaları arasındadır. Bu nedenle, özellikle bahara girerken bağışıklığımızı güçlendirmeyi daha sık gündeme getirir, ecza dolabını karıştırır, doktorumuza korunma yöntemleri konusunda fikir danışırız. İşte bilmeniz gereken temel noktalar…

Alerjik yanıt tehlikeli olabilir
Alerjik tepkime, “bağışıklık sisteminin beklenmedik, gereğinden daha şiddetli ve uyumsuz bir yanıtı” şeklinde özetlenebilir. Alerjik tepkilerin nedeni, bağışıklık sisteminin oluşturduğu gereğinden daha şiddetli, zamansız ve ölçüsüz yanıtlardır.

Vücudumuz, dış ortamdan gelebilecek saldırılardan deri ve mukoza yardımıyla korunur. Bu iki yüzey tabakası birbirinden çok farklıdır; o nedenle de alerjik tepkilerimiz çok çeşitlidir. Alerjinin oluşması, deri ya da mukoza engelinden birinin kırılmış, bozulmuş olduğu anlamına gelir. Sorunun çözümü bağışıklığı güçlendirmekten çok bağışıklık sisteminin uyum gücünü yükseltmekte aranmalıdır. Eğer, bağışıklık sistemi, gelişen iç ve dış koşullara uygun değişimler gösterebiliyorsa, en uygun yanıtları, uygun zamanlarda ve oranlarda verebiliyorsa iş oldukça kolaylaşır.

Her ilkbahar gelişinde
Alerjik yanıtların oluşturduğu sağlık sorunları bahar aylarında zirve yapar! Özellikle polen alerjisi olanlarda üst solunum yolları ve akciğer sorunlarının baharla birlikte alevlenmesi olağandır. Aksırık, öksürük, boğaz yanması, geniz ve burun akıntısı, kuru öksürük, nefes darlığı gibi şiddeti ve hayati önemi değişen belirtiler ortaya çıkar. “Saman nezlesi” denilen alerjik rinit başta olmak üzere alerjik astıma varana dek çeşitli sağlık sorunları ile başa çıkmak gerekir.

Gözlerde kızarıklık, yanma, sulanma, akıntı gibi belirtilerle günlük konforu bozan “göz nezlesi” yani konjonktivit oluşur. Cildi ilgilendiren en önemli sorun dayanılmaz kaşıntı, kızarıklık, yanma ve batma hissiyle rahatsızlık veren ürtiker olur. Tıpkı Latince adı “urtica urens” olan ısırgan otu ile temastan sonraki yakınmalar yaşandığı için bu adla anılan cilt sorunu enfeksiyon eklenirse daha ciddi bir tedavi gerektirebilir.

Eğer alerji yönünden sorunlarınız olduğunu düşünüyorsanız derdinizi bağışıklık destekleri kullanarak çözmeye çalışmayı bir yana bırakıp bir uzman yardımı aramalısınız. Alerjiniz ile ilişkili sorunlar muayeneniz, tıbbi öykünüz, yapılacak bazı özel testler (cilt testleri, kan analizleri, solunum testleri…) ile ortaya konacaktır.

Çözümü kolay değil
Alerjik sorunların çözümü ne yazık ki uzun zamana yayılan, bıktırıcı olabilen ve bazen de uygulayıcıya “sil baştan” yaptıran bir süreçtir. Bilgi deneyim ve sabır ister. Yeterli bir deneyim ve uzmanlık sorunun tanısı ve tedavi planının oluşturulması için zorunludur.

Başlangıçta antihistaminik içeren tabletler, kremler ve losyonlar kullanılırken giderek alerjik yanıtı azaltıcı özel tedavilere yönelinebilinir. Bir süre sonra daha ciddi ilaçların, örneğin kortizon grubunun kullanımı gündeme gelebilir. Bütün bu karmaşık tıbbi sorunların çözümü mutlaka alerjik hastalıkların tanı ve tedavisinde deneyimli olan bir hekim ve merkezin katkısıyla olmalıdır.

Kortizonu uzun süre kullanacaksınız
Alerjik sorunların tedavisinde önemli bir yere sahip olan kortizonlu ilaçları uzun süre kullanmak gerekebilir. Böyle durumlarda aşağıdaki önlemler yan etkilerden daha fazla korunmanızı sağlayacaktır.

  • Kortizon tabletlerini sabahın erken saatlerinde alın. Kandaki doğal kortizol sabahın erken saatlerinde en yüksek düzeye çıktığı için böbrek üstü bezleriniz daha az baskılanır.
  • Her gün birkaç doz almak yerine sabah tek doz almayı, hatta gün aşırı olmak üzere 2 dozu birlikte almayı düşünün ve doktorunuzla konuşun.


Bu önlemler de böbrek üstü bezleri üzerindeki etkiyi azaltabiliyor.
  • Sorunu kontrol altına alabilen en düşük dozu kullanmaya çalışın.
  • Tedavi süresince proteinden ve potasyumdan zengin tuzu sınırlanmış bir beslenme planı uygulamaya gayret edin.


POPÜLER GALERİLER
new york fashion week 26
EN YENİLER