21.01.2019

Çok üşüyenler için mevsimsel hastalıklardan korunma yolları

Soğuk havalarda herkesten daha fazla üşüyor, ısınmakta zorlanıyorsanız sizin için bağışıklığınızı güçlendirmenin ve gripten korunmanın yollarını sıraladık.

Çoğu kişi gibi siz de özellikle bahar ve yaz aylarında mutlu oluyorsanız, özellikle sizler için soğuk havanın çekilir yanı yok, biliyoruz. Özellikle de çok üşüyenlerdenseniz. Soğuk havalarda hasta olmaktan korkuyorsanız ve bu nedenle kendinizi iş-ev arasına kapatıyorsanız, soğuk havada daha az üşümenizi sağlayacak bazı yöntemler var. Pudra.com okuyucuları için İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Özlem Kaplan, hem daha az üşümenizi sağlayacak hem de sizi kış hastalıklarından korunmanın yolları hakkında bilgi verdi.

Çok üşüyenler için gripten korunma yolları

Kış mevsiminde soğuk havaların etkisi ile vücudun direnci azalabilir. Bu nedenle hastalıklara daha açık oluruz. Bu nedenle soğuk havalarda sağlığa daha fazla önem vermek ve bazı tedbirler almak gerekir. Üstelik, önemsenmemiş hafif bir soğuk algınlığı çok kısa sürede grip ya da zatürreye çevirebilir. İşte bu nedenle kış aylarında vücut ısısını korumak, bağışıklığı güçlendirmek ve hastalıklardan korunmak için beslenmeye dikkat etmenin yanında egzersizleri de ihmal etmemek gerekir. Bunun yanı sıra, üşümeyi önleyici, bağışıklığı güçlendirici bazı tedbirler de hayatı kolaylaştırır. Biz de sizler için soğuk havalarda daha kolay ısınmanızı ve bağışıklığınızı güçlendirmek için İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Özlem Kaplan'ın basit ama etkili önerilerine kulak veriyoruz. 

Evinizi ya da ofisinizi saunaya çevirmeyin
Soğuk havada dışarıdan eve girildiğinde ev sıcaklığının çok yüksek olmaması gerekir. Çünkü soğuk havadan ev veya ofise girildiğinde, karşılaşılan sıcak havaya vücut kolay entegre olamayabilir. Ani sıcaklık değişimlerinden olumsuz etkilenilir. Üstelik ani ısı geçişleri bazı kişilerde kılcal damar çatlamalarına yol açabilir ve bu da kalp krizi riskini beraberinde getirir. Bu nedenle dışarıdan içeri girildiğinde iç ortam sıcaklığının 18-20 derecede tutulması en idealidir.

Banyo yaparken, duşun sonuna doğru suyun derecesini mümkün olduğunca düşürün.
Özellikle kış mevsiminde sıcak duş insanın içinin ısınmasını sağlıyor, kabul ediyoruz. Ancak o sıcak sudan çıktıktan sonra çok çabuk hasta oluyorsanız, bu, duştan sonra karşılaştığınız ortam sıcaklığı ile vücut sıcaklığınız arasındaki uçurumdan kaynaklanır. Bu nedenle duşun sonlarına doğru suyun derecesini dayanabileceğiniz en soğuk seviyeye getirmeye çalışın. Bu sayede, duştan çıkınca vücut ısısının ortam ısısına daha çabuk alışmasını sağlar. Bir diğer yandan soğuk havada bile soğuk duşun çok fazla yararı vardır. Soğuk duş kan dolaşımını hızlandırır. Kan basıncının düşürür ve bağışıklık sisteminizi kuvvetlendirir.

Çok soğuk havalarda kafeinli içeceklerden uzak durun
Sıcak çay ya da kahvenin içi ısıtacağı düşünülse de alınan kafeinin vücut ısısını düşürür. Bu nedenle soğuk havalarda bağışıklık sistemini güçlendirici zencefil, tarçın, karanfilli bitki çayları tercih edilmelidir. Bu boğazı da rahatlatabileceği gibi vücut ısısını dengeler, bağışıklığın güçlenmesinde yardımcı olur.

Beslemeye dikkat edin, ev yapımı kefir ve yoğurt tüketin
Soğuk havalarda daha iyi beslenmek gerekir. Bu dönemlerde bağışıklığı güçlendiren gıdalar tüketip, C vitamini alınmasına dikkat etmek gerekir. Özellikle salgın dönemlerinde C vitamininden zengin meyveler, sebzelerin tüketilmesi önemlidir. Bunun yanı sıra probiyotik alınmalıdır. Kefir ve ev yoğurdu tüketilmelidir. Ayrıca protein ve Omega 3'ten zengin beslenilmesi gerekmektedir.

Yağ ve karbonhidratlar vücut ısısını düşürür, geçici enerji sağlar; az tüketin.
Yağ ve karbonhidrattan zengin beslenmek vücut ısısını düşürmekle birlikte, geçici enerji sağlamaktadır. Bu nedenle de yağ ve karbonhidrattan yana zengin beslenmek soğuk havalarda iyi sonuçlar getirmez. İlk etapta ısındığınızı düşünseniz de, bu etki geçicidir. Ayrıca kışın özellikle de sabah kahvaltısının atlanmaması gerekir. Bunun yanında tüm öğünlerin düzenli olması gerekir.

Cilt çatlaması ve egzamaya karşı nemlendirici kullanın
Soğuk havalarda ellerin nemlendirilmesi önemlidir. Böylece elde çatlama ve egzama önlenebilir. Ayrıca burnun nemli olması gerekmektedir. Burun içini nemli tutmak, burun mukozasının kurumasını ve çatlamasını önlemektedir. Mukoza bölgesindeki çatlama enfeksiyonların daha kolay yayılmasını sağlamaktadır ve burnun hastalık önleyici etkisinin negatife dönmesine neden olmaktadır.

Sık sık ellerinizi yıkayın
Eller virüs ve mikropların en sık yayılma yoludur. Bu nedenle elleri sık ve kuralına uygun yıkamak virüs bulaşımını önemli ölçüde azaltır. Elleri yıkarken sıvı sabun, kurularken de kağıt havlu kullanmaya özen gösterin ancak cilt çatlamalarına karşı ellerinizi yıkadıktan sonra iyice kurulamadan soğuk havaya çıkmayın.

Burundan nefes alın
Ağızdan nefes almak soğuk havanın ve mikropların hızlıca akciğerlere geçmesine neden olur. Bu nedenle soğuk havalarda burundan nefes almak gerekmektedir. Dışarıya çıkıldığında mutlaka atkı ile ağız, burun kapatılmalıdır.

Elleriniz cepte yürümeyin
Kış mevsiminde genelde eller üşümemek için cepte dolaşılmaktadır. Oysa bir eldivenden yardım alınsa eller serbest kalmakta, harcanan enerjiyle vücut ısısı yükselebilmektedir. Ayrıca bu sayede ellerin kuruması da önlenebilmektedir.

Odanızın nem dengesini koruyun
Kış mevsiminde yatılan odanın kuru olmaması gerekir. Odada kalorifer varsa peteklerin üzerine bir tas su konulabilir ya da uyunurken petek kapatılabilir. Kışın alerji öyküsü olanların yatak odasında halı bulundurmaması gerekmektedir. Ayrıca uyunan odada çiçek olmamalıdır çünkü çiçek odadaki oksijeni bitirmektedir. Uyumadan önce yatak odasının camı açılmalı, oda havalandırılmalı, odada bir hava sirkülasyonu sağlanmalıdır. Ayrıca yatılan odanın kapısının açık olması hava sirkülasyonu açısından önemlidir. Sobalı evlerde ise sobanın üzerine konulacak bir çaydanlık odalardaki nemi sağlamaktadır.

Kronik hastalığı olanlar üşütmeye karşı dikkatli olmalı
Soğuk havalarda üşümemeye özellikle dikkat etmesi gerekenler diyabetliler ve kalp-damar hastalığı yaşayanlardır. Bu grubun ayak ve ellerini soğuktan koruması gerekmektedir. Bacak damarlarında problemi olan hastaların ayaklarında his bozukluğu olabilir. Hasta bir de diyabetikse his kaybı ciddi orandadır ve bu kişiler üşüdüklerini fark etmeyebilirler. Bu nedenle kronik hastalıklara sahip olanların ayaklarını sıcak tutacak yün çorap giymeleri gerekir.

Eldiven kullanın
Soğuktan en fazla etkilenen bölgeler baş, boyun, eller ve ayaklardır. Soğuk havalarda bu bölgelerdeki ısı kaybı yüzde 70 oranında artabilir. Özellikle kalp ve diyabet hastaları, soğukta rüzgarı göğüs bölgelerine alacak şekilde sokağa çıkmamalı. Havayı burunlarından almalılar mümkünse bir atkı ile ısıtarak içine almalılar. Dışarı çıkarken ağız ve burun atkı ile kapatılmalı ve hava ısıtarak içlerine alınmalıdır. Başlarına mutlaka bere takmaları, kulaklarından soğuk havanın girmesini de yine üst solunum yolu hastalıklarını önlemesi nedeniyle çok önemlidir. Hiç kalp ile ilgili şikayeti olmayan insanlar bile soğuk havada kalp ağrılarının geldiğini fark edebilirler. Ayrıca soğukta ellerin üşümemesi için genelde eller cepte dolaşılmaktadır. Oysa eldiven kullanılsa ve eller serbest bırakılsa bu davranış vücut ısısının düşmesini engeller. Bu nedenle yanınızdan eldiveni eksik etmeyin ve yürürken ellerinizi daha fazla hareket ettirin.

Düzenli uykuya önem verin, yatak egzersizlerini unutmayın
Soğuk havalarda düzenli uyku bağışıklık sistemini güçlendirmektedir. Bunun yanında yataktan kalkmadan önce yorganın altında gerinmek ve biraz hareket etmek yataktan kalkıldığında üşüme hissini azaltacaktır. Geniz akıntısı yoğun olan kişilerin 45 derece eğimle uyuması gerekmektedir. Bu, onların sağlıklı bir uyku uyumasını sağlamaktadır. Ayrıca sigara içilmemeli; günde 2.5 litre su tüketilmelidir. Soğukta, açık havada egzersiz kalp krizi riskini artırabildiği için kapalı alanlarda egzersiz önerilmektedir.

ve tabii ki: Grip, nezle olduğunuzda işe veya okula gitmeyin. 
Toplu taşıma araçları, iş yerleri ve okullarda grip ya da nezle gibi enfeksiyonu olan kişi varsa çevresindeki kişilere yayması an meselesidir. Bu durumda asla işe ya da okula gidilmemelidir. Çünkü kapalı alanda virüsler hasta kişinin öksürmesi ya da hapşırmasıyla çok hızlı biçimde yayılmaktadır. Bağışıklığı düşük, burun mukoza salgıları iyi olmayan ya da kronik hastalığı bulunan kişiler bundan çok kolay etkilenip hasta olabilmektedir. Hasta olan kişinin evi dışında kapalı bir yerde bulunması gerekiyorsa maske ile ağız ve burun bölgesini kapatması gerekmektedir.

İlgili haberlerimiz:

Soğuk algınlığına karşı: Ekinezya
Bağışıklık sistemi, üst solunum yolu enfeksiyonları, soğuk algınlığı, boğaz ve akciğer iltihaplanmalarına iyi gelen ekinezya hakkında bilgiler...

​Soğuk algınlığına iyi gelen meyveler
Mevsim geçişlerinde ve özellikle kışın sıkça yaşadığımız soğuk algınlığını tedavi etmek ve önlemek için birçok faydalı meyveyi ilaç niyetine tüketebilirsiniz. Bu sonbaharı hasta olmadan geçirmeniz için mucize meyveleri Pudra.com yazdı.

​Grip mi nezle mi?
Çoğu zaman griple nezlenin aynı hastalık olduğunu zannederiz. Halbuki uzmanlar griple nezlenin tedavi yöntemlerinin farklı olduğunu, nezlenin çoğu zaman ayakta geçirilebilirken, grip için yatak istirahati gerektiğini söylüyor.


POPÜLER GALERİLER
raisa and vanessa nike air force 03
derin mermerci network
alexander wang adidas originals 10
gece bakimi
fezi altun max factor makyaj tuyolari
kis bahcesi dekorasyon onerileri5
organik kozmetik krem guzellik dogal bakim cilt sac goz
pandora reflections mood jewellery 12
EN YENİLER