@Pudra özel haberidir, izinsiz kullanılamaz. 29.07.2013

Yalan söyleme işaretleri nasıl anlaşılır? YALAN TESPİTİ –1

Yalan tespit uzmanı Emrah Akçay, insanların nasıl yalan söylediklerini, bunu yaparken hangi işareti kullandıklarını ve bu işaretlerin nasıl anlaşıldığını Pudra.com okuyucularına açıklıyor.

Bir yalan makinesi gibi çalışıp karşınızdaki insanın yalan söylediğini tespit etme yeteneğine sahip olmak ister miydiniz? Yanıtınız “evet” ise sizi, bu konuda uzmanlaşmış biri ile tanıştıracağız.

Yalan söyleme işaretleri nasıl anlaşılır? YALAN TESPİTİ –1

Destek Yayınevi’nden çıkan “Külahıma Anlat” adlı kitabıyla beden dili, sözsüz iletişim ve yalan tespiti konusunda bilimsel verilere dayanan bilgileri paylaşan iletişim uzmanı ve aynı zamanda yalan tespit uzmanı Emrah Akçay.

Kitabında yalan tespit etmeye dair ipuçlarını paylaşan Akçay, Pudra.com’un sorularını yanıtlayarak, yalan tespiti ve sözsüz iletişime dair ilginç bilgileri paylaşıyor.

Yalan tespit uzmanı ne demektir?

Yalan tespit uzmanı, aslında yabancı kökenli bir terim. ABD’de “lie catcher, lie detection expert, lie hunter” gibi adlar veriliyor. Yalan tespit uzmanı, başka adli konular (suç soruşturmaları, ceza mahkemeleri, sorgulamalar, vs.), işe alımlar, şirket evlilik görüşmeleri, banka-sigorta-kredi sorgulamaları gibi geniş bir yelpazede, hedef kişinin stres durumunu ve sözlü/sözsüz ipuçlarını gözlemleyerek söylediği yalanları yakalayan kişilere verilen bir unvandır. Sözlü ve sözsüz işaretlerden yararlanarak yalan tespit etmek oldukça zor bir eylemdir.
Bu anlamda ülkemizde yapılan çok fazla araştırma yok; fakat yurt dışında, özellikle Amerika’da yapılmış pek çok araştırma var. Bu araştırmaların tamamı değerlendirildiğinde, sıradan insanların yalan tespit oranının %45 ile %55 arasında olduğu görülüyor. Bu, ortalamaya vurulduğunda %50 civarına gelir ki, bir metal parayı alıp yazı-tura attığınızda da aynı sonuçları elde edebilirsiniz. Dahası da var.

Kendilerini yalan tespiti konusunda uzman görme eğiliminde olan kolluk personeli (polis, jandarma, gümrük muhafaza, vs.) ve yargı mensupları üzerinde yapılan araştırmalar da bu ortalamanın pek fazla üzerine çıkmıyor. Eğitim almış gizli servis elemanlarında bir miktar yükselme görülüyor ama o da yeterli değil.

















Yalan söyleme işaretleri nasıl anlaşılır?

Yalan tespit etmek görüldüğü kadar kolay değildir ve bu konuda çok özel bir yeteneğiniz yoksa yalan tespit ettiğinizi düşünüp karşınızdaki insanları yok yere suçlamaya kalkmayın!

Yalan tespitinde evrensel bir ipucu sanılanın aksine yok. Yani bir “Pinokyo Etkisi”nden söz etmek mümkün değil. Psikolojide her insan “biricik” kabul edilir. Bu pencereden bakıldığında herkese uyacak bir ipucu sistemi geliştirmek zor.

Başka bir zorluk ise, insanların bazen stres altında yalan işaretleri benzeri ipuçları verebilmeleri ya da o türden davranışları gösterebilmeleri. Yalanının yakalanması korkusu ile yalan söyleyenlerin ağzının bir anda kupkuru olabileceği kabul edilir ki çok bariz bir şekilde dışarıdan görülebilir bir davranıştır. Bu işaret yardımı ile çözülmüş bir cinayet olayını ben kitabımda da paylaştım.

Ancak benzer şekilde haksız yere suçlandığı için üzülen, boş yere cezaevine girme korkusuna kapılan ya da toplum önünde küçük düşmenin üzüntüsüne kapılan insanlarda da böyle belirtiler görülebilir. Bu nedenle yalan tespitinde anahtar bir hareket yok ve bir harekete takılarak karşınızdakini yalan söylemekle suçlamak ciddi hatalara sebep olabilir.

Yalan tespit uzmanlığı suçluya suçunu itiraf ettirmede nasıl kullanılır?

Yalan tespiti, elinizde sabit bir delil ya da done olmadığında gerekli olan bir çalışma. Eğer bir suçu ya da eylemi delillendirdiyseniz, yalan tespitine ihtiyacınız olmaz ki.

Bir tecavüz ve cinayet suçunda, şüphelinin kıl ve sperm örnekleri maktulün üzerinde bulunduysa katil zaten ortadadır. Banka yolsuzluğunda kayıp para miktarı belirlenmiş ve memurun bu parayı zimmetine geçirdiği belgelenmişse onun itirafına ihtiyacınız kalmaz.

Eşinizin başka biri ile samimi fotoğrafları çekilmiş ve elinize geçmişse, o istediği kadar bunu inkar edebilir. Ama bu konuda elle tutulabilir bir delile sahip değilseniz işte o zaman yalan tespit becerilerinizi kullanmanız gerekebilir.

Olayın özü şu ki “Yarım doktor candan, yarım imam dinden eder”. Bilinçsizce yaptığınız yalan tespit çalışması eşinizle aranızı bozabilir, iyi bir personelinizi elinizden kaçırabilirsiniz; en kötüsü masum bir insanı senelerce cezaevinde yatırabilirsiniz.

ABD’de haksız yere hüküm giyerek gençliklerini cezaevlerinde tüketen insanları kurtarma çalışmaları yapan Masumiyet Projesi “Innocence Project” bunun pek çok örnekleri ile dolu. Bu nedenle, eğer bir yalanı tespit edecekseniz öncelikle bu konuda bir eğitiminiz olmalı, hiç değilse iyi bir araştırma kitabı okumuş olmalısınız.

İkincisi yalan tespitinde sözlü ve sözsüz işaretleri birlikte dikkate almalısınız, çünkü iletişim eşzamanlı olarak sözlü ve sözsüz biçimde gerçekleşir. Üçüncüsü ise tespit ettiğiniz her yalanı delillendirmelisiniz, en azından hedef kişi bunu itiraf etmelidir. Yoksa kişiyi boş yere suçlamış olabilirsiniz. Tabii kişilerin çok fazla baskı altına alındığında işlemedikleri suçları itiraf ettikleri vakalar da biliniyor. Bu konuya da ayrıca dikkat etmek gerekir.

Geçtiğimiz yıllarda CNBC’de birkaç sezon yayınlanan ve Paul Ekman’ın danışmanlığını yürüttüğü “Lie to me” (Bana Yalan Söyle) adlı dizi de oldukça yanlış anlaşılmalara yol açtı. Uzman kişilerin bir bakışta, kişilerin saliselik bir dudak hareketinden yalan yakalayabileceği algılaması yarattı ki bu son derece yanlış bir algıdır. Bu sadece kurgu filmlerde olabilir.

Yalan tespiti nasıl yapılır?

Yalan tespitinde yalnızca tek bir yaklaşım yoktur. Yalan tespit edebilmek için önce yalancıların iyi tanınması gerekir. Çocuklar üç yaşından itibaren yalan söylemeye başlıyorlar ve sekiz yaşından itibaren yetişkinler gibi yalan söylüyorlar. Hal böyle olunca, yalan söylemede hepimizin kısmen profesyonel olduğu iddia edilebilir. Ancak bu beceri kişiden kişiye oldukça değişkenlik gösterir.

Beceriksiz yalancılar bir defa yakalanan yalancılardır, bunda herhalde hepimiz hemfikiriz. İhtiyaç olduğunda yalan söyleyenler var ki bunların yakalanmaları nispeten daha kolay. Yalancılığı yaşam biçimi haline getirenler var ki bunlar hayal dünyasında yaşayan kişiler.

Söyledikleri pek çok şey yalan ve bunu onları tanıyan herkes bilir. Fakat sevimli insanlardır ve bu yalancılıkları pek yüzlerine vurulmaz. Öte yandan Makyavelist ve profesyonel yalancılar vardır ki işte bunlar oldukça çetin cevizlerdir.

Yalan tespitinde yaklaşımların bir tanesi sözsüz sızıntı kavramıdır. Freud’un çok güzel bir sözü var: “Görmek için gözleri, duymak için kulakları olan kişi bilmelidir ki, hiçbir ölümlü sır saklayamaz. Eğer dili susarsa parmak uçlarıyla konuşur, ihanet her gözeneğinden sızar...”
İnsan beyni, doğruları söylemek üzere programlanmıştır. Siz yalan söyledikçe bizim doğruları söyleyen ve duyguların merkezi olan “limbik beynimiz” doğruyu aktarmaya eğilimli olacak ve bu durum istemsiz hareketlerin sızmasına neden olacaktır. Bu sızıntı hali hem sözsüz davranışlarda hem de sözlü ifadelerde meydana gelir. Ancak sızıntı dediğimiz normalden sapmaları fark edebilmek için öncelikle kişinin normaline hakim olmak gerekir. Bu da ciddi bir gözlemci olmayı ve bazı davranışları tespit edebilmeyi gerektirir.

Burna dokunmak yalan söyleme belirtisi midir?

Kişinin burnuna dokunmasının yalan işareti olabileceği ileri sürülür. Peki, kişi normalde de burnuna dokunmayı alışkanlık haline getirmişse? Benim bir arkadaşım, neredeyse her cümlesinde burnunu elliyor. Aksine stres altında ya da sinirlendiğinde bu hareketi yapmayı bırakıyor. Eğer bu durumun farkına varamadıysanız mesaj kodlarını hatalı çözeceksiniz demektir.

İnsan beyninin içerisinde bizden ve birbirinden bağımsız çalışan “zombi programlar” vardır. Belli davranışları otomatikleştirmişlerdir ve siz bazen bunun farkında bile olmayabilirsiniz. Bilgisayarınızı düşünün. Ücretsiz olduğu için bir sürü program yüklüyorsunuz, fakat bazen bunlar sizin donanımınızla ya da birbirleriyle uyumlu olmadığında hata verir, bilgisayarın çalışmasında problem yaratır ve hatta mavi ekran hatası dediğimiz boş ekran görüntüsü çıkar. İşte biz, insan beyninde gerçekleşen bu hatalardan yararlanarak yalanları tespit etmeye çalışıyoruz.

Yalan nasıl söylenir?

Bir başka yaklaşım ise “bilişsel yük” (cognitive load) kavramıdır. Yine bilgisayar ile benzerlik kuracağım. Bilgisayarların RAM bellekleri vardır. Bu, o bilgisayarın bir anda kaç işlemi bir arada yapabileceğini gösterir. Eğer kapasitesinin üzerinde yüklerseniz bilgisayar ekranında donmalar gerçekleşir ve hata kodları uçuşmaya başlar.

Beynimiz de aynı anda en fazla yedi işle ilgilenebilir. Fakat yalan söylerken beyin çok fazla eylemle karşı karşıyadır. Özellikle hazırlıksız yalanlarda, kişi öncelikle inandırıcı bir hikâye kurgulamalıdır. Bu hikâyeyi inandırıcı bir şekilde anlatmalı, anlatırken karşısındaki kişiyi sürekli gözlemleyerek yalanına inanıp inanmadığına dair işaretleri fark etmeli, buna göre hikayede gerekli değişiklikleri yapmalıdır.
Anlattığı yalanlar konusunda iyi bir hafızaya sahip olmalı, sorulacak bel altı sorularda anlattıkları detayları hatırlayabilmeleri gerekir.

Bunların hepsi bir arada, kişinin bilişsel yükünü oldukça artırır. Bilişsel yük arttıkça, kişinin hareketlerinde anlamlı değişiklikler gerçekleşir. Tıpkı bilgisayar ekranının donması gibi kişinin hareketlerinde donmalar görülür. Gözbebekleri büyür, göz kırpma sayısı azalır, el ayak hareketlerinde azalmalar görülür. Bunlar da yalan tespitinde kullanılan ipuçlarıdır. İyi bir yalan avcısı, kişinin bilişsel yükünü artıracak sorular sorarak tepkilerini gözlemler ve sonuç almaya çalışır. Bu yöntemi aslında en çok kadınlar kullanır. Örneğin eve geç gelen eşlerine bir dizi anlamsız sorular yöneltirler. Eş de bunlara ipe sapa gelmez pek çok yalan cevaplar verir. Kadın inanmış görünür ve arkasını dönüp uzaklaşır. Erkek için bu sorular bitmiştir. Oysa kadın, birkaç gün sonra o detaylardan öyle sorular yöneltir ki erkek geceleyin otomobil farına yakalanan tavşan gibi donar kalır.

Son olarak yanlış bilinen doğrulardan da bahsetmek isterim. İnsanların kafalarında yer etmiş kalıplaşmış yalan işaretleri vardır. Bunlardan bir tanesi yalancının karşısındaki kişiden bakışlarını kaçıracağı yanılgısıdır. “Gözlerimin içine bak!” diye bağırır doğruyu öğrenmek isteyen annemiz. Oysa araştırmalar bunun tersini gösterir. Normal bir konuşmada karşımızdaki kişinin gözlerine, konuşmanın %60’ı kadar bir zaman diliminde bakarız. Yalan söyleyenlerin, karşılarındaki kişileri ikna etmek için bunu abarttıkları, %75’e varan sürelerde gözlerini karşısındakine diktikleri ortaya çıkmıştır.

Külahıma Anlat
Emrah Akçay
Destek Yayınevi
Fiyatı: 24 T
L

Sözsüz iletişim nedir? Yalan söylerken beden dili nasıl kullanılır? Kadın ve erkeğin beden dili arasındaki farklar nelerdir? Yalan tespit uzmanı Emrah Akçay Kadınlar ve erkekler nasıl yalan söyler? / YALAN TESPİTİ –2 yazısında anlattı.


POPÜLER GALERİLER
new york fashion week 26
EN YENİLER