› 
 › 
Advertorial 11.04.2019

Selülit bizden korksun!

Kadınları istediği gibi giyinmekten alıkoyan selülit sorunu için kapsamlı bir rehber hazırladık. İşte tedavi yöntemlerinden nedenlerine selülit sorunu!

Baharın gelmesiyle beraber mini etek ve şort sezonu başladı. Çoraplar çıktı ve tüm kadınlar selülitlerinden dolayı panik yaşıyor. Selülitlere veda etmeden ne yazık ki yaz tatiline merhaba denilmiyor. Selülitler yok olunca kadınlar özgürlüklerine ve kendi özgüvenlerine kavuşuyor. Peki genetik yatkınlığı, beslenme hataları veya hareketsiz yaşam tarzı nedeniyle selüliti hayatından çıkaramayan kadınlar ne yapacak? Kadınların merak ettiği tüm soruları Medikal Estetik Hekim Dr. Nüket Eroğlu'na sorduk, selülite neden olan genlerden tedavi yöntemine, selülite yol açan yaşam alışkanlıklarından, son teknoloji selülit tedavisi yöntemlerine kadar her şey hakkında kapsamlı yanıtlar aldık. Dr. Nüket Eroğlu'nun da altını çizerek belirttiği gibi, selülit bizden korksun!
Öncelikle size selülit tedavisi ile ilgili güzel haberleri verelim. Selülit artık bir türlü kurtulamadığınız sorun olmaktan çıkıyor. Çünkü Medikal Estetik Hekimi Dr. Nüket Eroğlu mikro dalgaların artık sadece yemek ısıtmakta değil selülitlerde de harikalar yarattığını belirtiyor. Onda Coolwaves kısa elektromanyetik dalgaları medikal alana kazandıran Onda Soğuk Dalga Terapisi, medikal mikrodalgalar ile medikal tıp sektöründe yeni bir soluk getiriyor ve kadınların selülit problemleri için yeni bir tedavi biçimi sunuyor.

selulit sorunu

Medikal Estetik Hekimi Dr. Nüket EroğluDr. Nüket Eroğlu "Selülit sadece bir görüntü sorunu değil; olayın bir de psikolojik yönü var. Selüliti olduğu için istediği gibi giyinemeyen, beğenilmeme korkusu yaşayan, özgüveni azalan kadınlar bile var. Ne kadar ince ve düzgün bir vücudu olursa olsun, bacaklarda gittikçe artan selülit sorunu olduğu sürece kadınların psikolojik sorunları ve mutsuzlukları artıyor." diye belirtti.

Dr. Nüket Eroğlu'nun gözlemlerine göre Onda Soğuk Dalga Terapisi, tek seansta gözle görülür bir incelme, sıkılaşma ve selülitlerde azalma sağlıyor.

Onda Soğuk Hava Terapisi özellikle şu üç alanda tedavi sunuyor:
  • Bölgesel incelme
  • Selülit tedavisi
  • Sıkılaşma
 
Dr. Nüket Eroğlu "25 yıllık hekimlik hayatım boyunca selülit tedavisi için çok cihaz kullandım ve selülit hakkında çok şey okudum ve yazdım; Onda Soğuk Hava Terapisi çok farklı. Bipolar radyofrekans cihazlarından 1000 kat daha derine ulaşıyor, ısıtmayı derin dokulardan yapıyor, etkisi tek seansta görülüyor ve cilt yüzeyinde hasar oluşturmuyor’ dedi.

Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Arif EroğluEstetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Arif Eroğlu ise, Onda Soğuk Hava Terapisi’ni vücut şekillendirme amaçlı en sık yaptığı 3D Lazer Lipoliz operasyonlarından sonra da ödem azaltmak ve sonuca ulaşmayı hızlandırmak için kullandığını ve hastalarına hızlı sonuç için önerdiğini belirtti.

Bahar dönemi selülitlere savaş açma zamanı

Onda Soğuk Hava Terapisi, selülit tedavisi için çok güçlü bir teknoloji sunuyor. Bu terapi yöntemi ile mikrodalgaların yağ hücrelerinde yüksek hızda yaptığı titreme sonucu çok hızlı ısı artışı oluyor ve hücre zarlarının hasarlanmasıyla yağ yıkım ürünleri lenfatik dolaşıma karışıyor.
 
Onda Soğuk Hava Terapisi'nin bir diğer önemli özelliği ise mikrodalganın kullanıldığı ilk radyofrekans cihazı olması. Mikrodalgaların frekansı, bipolar radyofrekans cihazlarından 1000 kat daha hızlı ve hızı gigahertz (Ghz) olarak ölçülüyor. 

Bölgesel incelme ve selülit tedavisinde FDA onayı bulunan Onda Soğuk Hava Terapisi'nin kullanıcılar açısından dikkat çekici özelliklerini şu şekilde sıralayabiliriz.
  • Acısız ve ağrısız.
  • 1 seanslık bir uygulama.
  • Seans süresi çok kısa (10 dk).
  • Kızarıklık, ödem ve ciltte tahriş oluşturmuyor.
  • Hızlı sonuç veriyor.
  • Bilinen bir yan etkisi bulunmuyor.
  • 10 dakika süren tek bir seansta uygulandığı için gündelik hayata rahatça devam edilebiliyor.
 
ONDAOnda Soğuk Hava Terapisi avantajları
  • Cilt yüzeyini korurken cilt altı derin dokuları 56 dereceye çıkarmasıyla yağ hücrelerinde hasarlanma yaratarak incelmeyi sağlar
  • Selülitli dokuda sıkılaşma ve ütülenme yaratır.
  • Doku ısındaki artış ertesi gün bile fark edilecek düzeyde devam eder.
  • Güçlü bir etkisi olduğundan tek seans yeterlidir.
 
Terapinin bir diğer avantajı ise yağ hücrelerini küçülmesi, dolaşımı düzenlemesi ve deri kalitesini artırması sayesinde gerçek bir anti-aging etkiye sahip olması. 

Dr. Nüket Eroğlu, Onda Soğuk Dalga Terapisi’nde mikrodalganın kullandığı gigahertz (Ghz) hızındaki yağ hücresine özel yüksek frekans derin yağ dokularına inerek lipoliz yaptığını ve ciltte yarattığı elastin-kolajen uyarımının cildi yenilerken gençleştirdiğini de ifade ediyor.
 
Onda Soğuk Dalga Terapisi ile lipoliz hangi bölgelere uygulanır?

Selülit ve yağ dokusunun yoğun olduğu her bölgeye uygulanabilen Onda Soğuk Dalga Terapisi, özel başlıkları sayesinde vakumlama yardımıyla hedef bölgeye uygulanır.
 
Onda Soğuk Dalga Terapisi'nin sıklıkla uygulandığı bölgeler:
  • Göbek üstü
  • Alt karın
  • Bel
  • Sırttaki kanatlar
  • Basen
  • Bananalar
  • Bacak içleri
  • Diz üstü
  • Erkekte meme yağlanması (Jinekomasti)
 
Selülit nedir?

Kadınların çoğunda yaşlanmayla selülit oluşur, bu normal fizyolojik bir süreçtir. Yapılan bazı bilimsel çalışmalara göre, 30 yaşın üzerindeki kadınların %95’i vücutlarında bazı selülit formları geliştirir.

Selülit nasıl oluşur?

Selülit nasıl oluşur? Kalçada selülit sorunuKadınlarda yağ, derinin neredeyse gözle görülür incelikteki bir tabakasının altında elastin-kolajen liflerden oluşmuş fibröz bantlardan oluşan odacıklarda birikir. Bu odacıklar elastin-kolajen liflerden oluşan sütunlarla ayrılmıştır.

Kilo aldıkça bu odacıklarda çukurlaşmalar, kabarcıklar oluşturacak şekilde çok fazla yağ toplanmasıyla ilerler ve deri şekli bozulur. Portakal kabuğu görünümü gitgide belirginleşir.

Yaş aldıkça bu elastin-kolajen lifler büzülür, kısalır, kalınlaşır ve deriyi aşağı çeker; deri yüzeyinde, özellikle bel – göbek hattında, uyluklarda ve kalçalarda el yapımı yün yorgana benzer bir görünüm oluşturur. 

Selülit nedenleri
  • Kadın hormonları olanöstrojen ve projesteron da selülit oluşumunda önemli rol oynar.
  • Âdet görme, hamilelik ve emzirme için gerekli olan östrojen hormonu yağ depolanmasını uyarır ve arttırır.
  • Hamileliğin son safhalarında östrojen çocuk doğurmanın mümkün olması için kolajen liflerin bozulmasını da sağlayarak serviksi serbest bırakır. Kolajen bozulması selülitin oluşmasına ortam hazırlar.
  • Projesteron hormonu da damarları güçsüzleştirerek su tutulumuna ve kilo alımına neden olup selülitin oluşmasını arttırır.
 
Selülit kadınsal bir sorundur. Erkeklerde sıklıkla farklı vücut hormonları etkisiyle bel göbek yağlanması oluşur. Ancak ​erkeklerin derileri daha kalın ve sıkıdır. Ayrıca elastin-kolajen lifleri birbirlerine daha sıkı tutunur. Bu yüzden erkeklerde çoğunlukla selülit bulunmaz.    

Yağların yoğunluk olarak toplanma yerleri
- Erkeklerde ve elma tipli kadınlarda bel ve karın bölgesi
- Armut tipli kadınlarda kalça bölgesi ve uyluklar

Selülit çoğunlukla bel, göbek, üst bacak bölgesinde deri yağ katmanlarının şeklinin bozulması ve bal peteği görünümüne bürünmesiyle oluşan kadınlara özel fizyolojik bir olaydır.
 
Erkeklerde göbek bölgesinde yağlanma

Onda Soğuk Dalga Terapisi nedir?

Onda Soğuk Dalga Terapisi vücudumuzun genelde göbek, yanlar, alt karın, basen, bacak ve kol gibi bölgelerde oluşan yağlanmayı tek seansta azaltmayı hedefleyen bir tedavi şeklidir. Herhangi bir yaş sınırlaması olmayan uygulama genelde estetik ameliyat yaptırmadan incelmek ve sıkılaşmak isteyen, cerrahiden çekinen, yoğun iş temposu olan kişiler tarafından seçilir ve ameliyatsız yöntemler arasında iyi alternatiftir.

Onda Soğuk Dalga Terapisi ile lipoliz nasıl uygulanır?
 
  1. Uygulama öncelikle bölgenin derin yağ hücrelerinin 55-56 dereceye kadar ısıtılması ve bu sırada deri yüzeyinin soğutulması esasına dayanır.
  2. Bu uygulama ortalama 10 dakika sürer ve yağlanma görülen bölgelerdeki hücrelerin ölümüne neden olur.
  3. Uygulama yapılan yağlı bölgede ani sıcaklık stimülasyonundan dolayı sıkılaşma görülür.
  4. Sadece 1 seans sonrasında yağlanma olan bölgede kalıcı olarak azalma yaşanır.

Medikal Estetik Hekim Dr. Nüket Eroğlu'dan aldığımız bilgilere göre Onda Soğuk Dalga Terapisi ile lipoliz seansı sonrasında olumlu değişiklikler 3 hafta içerisinde belirgin hale geliyor. Dr. Nüket Eroğlu, seansa yaşam şekli ve beslenme biçimi değişikliği ile destek verildiğinde elde edilen sonuçların genelde son derece tatmin edici olduğunu belirtiyor ve şunları ekliyor: 

"Uygulama ile üst ve alt karın bölgeleri, basenler, bel yan yağları, sırt bölgeleri, basenler, iç bacaklarda çok başarılı sonuçlar alınıyor. Uygulama esnasında, deri altındaki yağ tabakası deriye zarar vermeden lipoliz yapılır. Uygulanan mikrodalgalar yağ hücrelerinin apoptozis sürecine girmelerine sebep olur. Apoptozis; yağ hücre fonksiyonları küçülmesi geri dönüşümsüz kaybı anlamına gelir. Ölü yağ hücreleri vücudun doğal enflamatuvar sistemi ile vücuttan atılarak, zaman içerisinde yağ tabakasında önemli bir miktarda incelme meydana gelmesini sağlar".
 
"Bugünlerde tüm erkeklerin ve kadınların başını ağrıtan en büyük sorunlardan biri istenmeyen yağlanma. İstenmeyen yağların çözümüne yönelik yapılan çalışmalarda ameliyatsız olarak yapılan en son teknoloji yöntem Onda Soğuk Dalga Terapisi. Bu terapi, genelde vücudumuzun göbek, yanlar, alt karın, basen, bacak ve kol gibi bölgelerde oluşan yağlanmayı tek seansta azaltmayı hedefleyen bir tedavi şekli. Uygulamanın herhangi bir yaş sınırlaması yoktur. Uygulama genelde estetik cerrahi ameliyatlarından çekinen, yoğun iş temposu olan kişiler tarafından seçilir ve ameliyatsız yöntemler arasında iyi bir alternatiftir. Hedeflenen bölgedeki yağ hücreleri cihazın verdiği soğuk etkisiyle kristalize olurlar ve bölgedeki yağ hücreleri simetrik olarak incelir."
 
Selülit sorunu

Selülit nasıl anlaşılır?

Gelelim selülitin nasıl anlaşılabileceğine... Selülit oluşumu ve düzeyini teşhis için kullanılan ultrason ve elektrikli empedans gibi pahalı ve ileri teknoloji ürünü pek çok yöntem bulunuyor. Buna karşın kadınlar deri çimdikleme ve yuvarlama tekniğini kullanarak kendi başlarına selülit olup olmadığını anlayabiliyor.

Selülit sorunu kalçada selülitBunun için parmaklar kullanılarak selülit olup olmadığı bilinmeyen bir bölgeden geniş bir deri katmanı sıkıştırılır. Bu sayede deri kalınlaşması, çukurlaşma, pürüzlenme, çatlamış damarlar, ciltte soğukluk ve dalgalanma gibi selülit belirtilerinin olup olmadığı kolayca görülebilir.
 
Cinsiyet farkı gözetmeksizin birçok kişinin sorunu istenmeyen bölgesel yağlardır. Hareketsiz yaşam, sağlıksız ve dengesiz beslenme, stres gibi faktörler bölgesel yağlanmanın oluşumu kolaylaştırıyor. Ne yazık ki, eskiye oranla oturarak masa başında yapılan işler arttıkça bu sorunun da bir o kadar arttığı görülüyor.
 
Günümüzde bölgesel yağlardan kurtulmak için kullanılan yöntemlerin başında Onda Soğuk Dalga Terapisi ile yapılan derin doku lipolizi geliyor. Onda Soğuk Dalga Terapisi vücutta istenmeyen yağ birikimi olan bölgelerdeki yağları belirli dereceye kadar yüksek frekans ile ısıtır. Etraftaki diğer dokulara zarar vermeden yağ dokusuna özel soğuk bir mikrodalga başlığı ile lipoliz yaparak yağ hücrelerinin zarlarının hasarlayıp, atık ürünlerin vücudun çöpçü hücreleri olan makrofajlar tarafından emilerek yok edilmesini sağlar. Onda Soğuk Dalga Terapisi mikrodalga ile ameliyatsız lipoliz esasına dayanan, kolay ve acısız bir vücut biçimlendirilme yöntemidir.
 
Selülit nedenleri nelerdir?

Dr. Nüket Eroğlu, selülite eğilimin obezite gibi kişinin taşıdığı genler tarafından belirlendiğini söylüyor. Bununla birlikte günlük alışkanlıkların yanında çevresel faktörlerin de selülit gelişiminde etkili olduğunu ifade ediyor.

SELÜLİTİN ARDINDAKİ 11 NEDEN

1. Kilo alımı: Her ne kadar selülite zayıf kişilerde de rastlansa da kilo aldıkça selülit daha da belirginleşir.  ​

2. Gebelik: Selülit sorunları birbirini izleyen her hamilelikten sonra daha da kötüleşir. Hamilelik boyunca östrojen ve progesteron gibi anabolik hormon seviyeleri yüksektir. Hamile kadınlarda artan oranda yağ tutulumu ve kötü görünen yağ katmanları, kilo alımı, su tutulumuna bağlı ödem ve zayıf elastin-kolajen yapısı oluşur. 

3. Yaş alma: Kadınlar yaşlandıkça hormonları azalır, erkek tipi bel-göbek yağlanması baş gösterir. Elastin-kolajen azalmasına bağlı olarak deri sarkar ve kırışır. Buna ek olarak vücudun enerji ihtiyacı düşer, kilo artar. Deri kalitesindeki düşüşle beraber daha fazla yağ birikmesi olunca selülit görüntüsü giderek belirginleşir.

4. Kan dolaşımında azalma: Yağın depolandığı bölgeye kan akışı zayıfladığında, kolajen lifler oksijen eksikliğine ve toksik atıkların birikmesine bağlı olarak hasar görür. Lifler yağ odalarının şişkin görünmesine neden olacak şekilde büzülür ve sertleşip kalınlaşır. Yağların enerji olmak üzere yakılması için oksijen gerektiğinden, zayıf oksijen barındıran bu bölgelerdeki yağlar en son kullanılır. Bu aynı zamanda selülitin yok edilmesinin neden çok zor olduğunun da cevabıdır. Hareketsiz bir yaşam tarzı, sigara ve yüksek kafein tüketimi damarları daha da büzerek zayıf kan dolaşımının artmasına neden olur.

5. Zayıf lenf drenajı: Lenfatik sistem bir kanalizasyon sistemidir. Hücresel atık ve toksinleri süzer ve taşır. Eğer lenfatik drenaj zayıflarsa toksik ürünler birikir ve selülitlere neden olacak şekilde yağ hücrelerini şişirir, kolajen lifleri zayıflatır.

6. Egzersiz eksikliği: Selülit, zayıflayan kan dolaşımı ve hareketsiz bir yaşamın yol açtığı deri altındaki kas tonusunun zayıflamasından dolayı oluşabilir. Hareketsiz yaşam; stresli şehir koşulları; sigara, alkol ya da kahve gibi alışkanlıklar yağlanmayı ve selüliti arttırır.

Dr. Nüket Eroğlu bu konu ile ilgili, düzenli ama gün ve saat olarak düzensiz spor yapmanın hücrelerdeki mitokondri sayısını arttırdığını ifade ediyor ve şunları ekliyor: "Mitokondrilerin hücre metabolizmasında en önemli rolü üstlendiğini düşünürsek özellikle kas hücrelerindeki sayılarının artışının hem yağ hem deri metabolizmasına olumlu etkiler olacak ve metabolizmayı daha canlı ve dinç tutacaktır.

7. Basit karbonhidratları çok tüketmek: Bu tarz yapay ve adi gıda tüketimi vücuttaki insülinin deşarjının bozulmasına sebep olarak yağlanmanın ve dolayısıyla selülitin artışına neden olacak şekilde aşırı kalori ve yağ alımına yol açar. Dr. Nüket Eroğlu, "Özellikle cüce olmayan buğday ve glikoz şurubu içeren gıda maddeleri bir zehir kabul edilmeli ve asla tüketilmemelidir" diyor.

8. Besin alerjisi: Besin alerjisi selüliti daha kötüleştirir. Besinlere karşı bağırsaklarda antikor oluşumuyla kilo alımı, şişkinlik, ödem, deri döküntüsü, mide bulantısı, depresyon gibi çeşitli belirtiler görülür. Dr. Nüket Eroğlu böyle durumlarda gıda intolerans testinin yapılması gerektiğini belirtiyor.

9. Yapay ve katkı maddeli besinler: Koruyucular, yapay tatlandırıcılar ve diğer katkı maddeleri içeren yüksek işlenmiş gıdalar ile önceden paketlenen gıdaların aşırı tüketimi vücutta toksinlerin birikimini sağlar. Dr. Eroğlu organik gıdaya yönlenmenin ve evde orijinini bilerek satın aldığımız ve kendi mutfağımızda ellerimizle hazırladığımız yemeklerin tüketiminin basit bir kalori hesabının dışında bir antiaging ilaç niteliğinde olduğunu söylüyor.

10. Dukan ve benzeri ketojenik diyetler:  Dr. Nüket Eroğlu, "Ketojenik diyetler kadınların vücutlarındaki yağların hızla azalmasını sağlarken uzun süreli durumlarda metabolizmayı bozduğu için çok dikkatli davranılmalıdır ’ dedi. Karbonhidrat ödem tuttuğu için ilk atılan ödemi yağ kaybı sanan ve sıkılınca tekrar eski yaşam şekillerine dönen kadınlarda bu tarz rejimler selülit sorunlarını diyetten öncekine kıyasla daha kötü hale getirir. Bu yüzden ağır protein diyetleriyle birlikte az su tüketimi eklemlere ve böbreklere zarar verdiği gibi sonrasında daha aşırı kilo alımıyla metabolizmayı daha çok bozar. İnsanoğlu etobur ya da otobur değildir. Bu yüzden herşeyden makul miktarda azar azar tüketilmelidir. Gıdaların organik kökenli olması en önemli noktadır. Sadece proteinle beslenmek doğru değildir. Proteinlerde antiaging etkili antioksidanlar yoktur. Dr. Nüket Eroğlu, ‘Bol C vitamini, A vitamini ve E vitamini almak gerekir’ dedi. Bunlar bitkisel kökenli gıdalarda bulunur.

11. Solaryum: Uzun süreli solaryuma maruz kalma deri yaşlanma sürecini hızlandırır, elastin- kolajen miktarını ve kalitesini düşürür.  

Selülite karşı beslenmede dikkat edilecekler
  • İçeriğinde suni şeker olmayan Hindistan cevizi suyu için.
  • Gazlı içeceklerden uzak durun.
  • Çay ve kahveye şeker atmayın.
  • Ayran, yeşil sebze suları, yeşil çay için.
  • Cüce buğday tüketin. Cüce yöresel tam buğday, çavdar gibi unları ve onlardan yapılan ekmekleri ve makarnaları tercih edin.
  • %70 ve daha fazla oranda kakaolu çikolata tüketebilirsiniz. Organik kakao sağlıklı olsa da abartmayın.
  • Asla kızartma tüketmeyin.
  • İşlenmiş gıda tüketmeyin.
  • Günde 1 kadeh kırmızı şaraptan daha fazla alkol tüketmeyin.
  • Light süt, diyet peynir gibi besinlerin tüketimine de dikkat edin. Ölçülü olun.
  • Makul miktarlarda soğuk taş ezme zeytinyağı ve doğal tereyağı tüketin.
  • Egzersizi hayatınızın baş köşesine koyun. Günde mutlaka 1 saat terletici aktivite yapın.
  • Kan dolaşımını hızlandırmaya yönelik masajların selülit önlemede ve tedavisinde etkili olduğunu unutmayın.
  • Ve tabii ki bol bol su için.


POPÜLER GALERİLER
raisa and vanessa nike air force 03
derin mermerci network
victoria s secret fashion show kendal jenner
alexander wang adidas originals 10
gece bakimi
fezi altun max factor makyaj tuyolari
kis bahcesi dekorasyon onerileri5
organik kozmetik krem guzellik dogal bakim cilt sac goz
EN YENİLER