› 
 › 
05.04.2017

Boğa Burcu özellikleri

Boğa, beş duyusuna hitap eden her şeyi tatma ve mümkünse onlara sahip olmayı arzu eder. Juno Yıldız Gözlemcisi Boğa burcunun genel özelliklerini yazdı.

Uzun bir kıştan sonra, bütün ağaçların yeniden can bulduğu Nisan-Mayıs döneminde dünyaya gelen Boğa'lar, bir yandan köklerini toprağa sıkı sıkı geçirmeye ve damarlarına yürüyen hayat suyunun kaynağına inmeye çalışan, bir yandan da asıl zenginlikleri olan meyvelerin sözünü verircesine pıtrak pıtrak çiçek açan ağaçlara benzerler.

Boğa Burcu özellikleri

Boğa, Oğlak ve Başak ile paylaştığı Toprak grubunun, sabit üyesidir. Yöneticisi dünyayı yaşanır bir yer haline getiren tüm güzelliklerin ve hazzın hanımı, Venüs’tür. Doğal yeri ise, sahip olduğumuz ve üretebildiğimiz tüm değerleri temsil eden 2’inci evdir.

Bu nedenle Boğa'lar dünyevi hazlara düşkün ve fiziksel ihtiyaçlara odaklı insanlardır. Dünyayı güvenli ve düzenli bir hale getirmek için yaşarlar, ve oluşturulmuş hiç bir değerin kaybolmaması için mücadele ederler.

Boğa, Toprak grubunun diğer üyelerinden Başak kadar "azla yetinmeye meraklı" değildir. Ama elinde olanı özenle kullanır ve yokluğa düşmemek için önlem almayı sever.

Aşırı titiz olmasalar bile kesinlikle düzenlidirler! Ayrıca takıntılı denecek kadar kuralcı olmasalar da, kendi normlarına sadık kalmak isterler. Detayda kaybolmazlar ama bütünlüğü bozan detayları da asla gözden kaçırmaz ve ihmalcilikten hoşlanmazlar.

Boğa’nın bir Oğlak kadar çalışma hevesi ve uzun menzilli hedefleri olmayabilir. Genelde pratik ve rahatça ulaşılabilir şeylere ilgi duyar. Ama kafasına taktığı her şeyi elde etmek için, kendine has bir ritim tutturup, uzun uzun uğraşır.

Kapsamlı ve karmaşık kurgulardan ziyade basit ve uygulanabilir düzenekleri severler. Ama onlarla geçinmek isteyenler, kurdukları sisteme uyum sağlamak zorunda olduklarını bir biçimde fark ederler.

Boğa’nın duyarlı, verimli ve edilgen –yani başlatan değil olanı sürdüren, olayları tetikleyen değil reaksiyon veren bir doğası vardır.

Maddi ve manevi değerlerimizi, gelirlerimizi, kaynaklarımızı sağladığımız yerleri ve onları kullanma biçimimizi belirleyen 2. Evin doğal sahibi olduğu için, Boğa’nın ana temaları üretmek, büyütmek, korumak ve sürekliliğini sağlamaktır.

Bazı Boğa'ların haritalarındaki diğer bileşenler, onlara uçuk kaçık özellikler de katabilir. Ancak bu renkli ön yüzün ardında bile, güven arayan ve alışkanlıklarına bağlı bir insan olduğunu zamanla fark edersiniz.

Risk almadan epey bir ayak sürürler. Önlerine çıkan her şeye uçan kafa atlamaz, adımlarının kendileri açısından doğuracağı sonuçları dert ederler. Çılgınca görünen bir işe kalkışırken dahi, kendilerince değer verdikleri şeyleri güvenceye alan bir çözümleri vardır.

Sabır, kararlılık ve tutarlılık Boğa’nın en değerli hazinesidir. Dünya yerinden oynasa, onlar milim oynamayan bir bakış açısı ve tavır sergileyebilirler. Her şeyi her daim alıştıkları gibi yapmaktan haz alır, birileri buna müdahale edince de pek sinirlenirler. Onları hiç tatmadıkları bir şeyi yemeye ya da sevdikleri bir yemeği bilmedikleri bir yerde yemeğe ikna etmek neredeyse mümkün değildir.

Zira Boğa "değişimle değil, elinde olanı değerlendirmek ve kök salmakla" ilgilenir.

Boğa'lar mallarına olduğu kadar manevi değerlerine de bağlıdırlar. Sevdikleri insanlara, nesnelere, gönül verdikleri düşüncelere, amaçlara ve aldıkları kararlara, anılarına… Yani "kendilerinden bildikleri" her şeye sıkı sıkıya sahip çıkarlar.

Yönetici gezegeni Venüs’ten gelen "güzel ve değerli şeylere düşkün olma" özelliği yüzünden, Boğa beş duyusuna hitap eden her şeyi tatma ve mümkünse onlara sahip olmayı arzu eder.

Ama maksat benim olsun da ne olursa olsun diyenlerden değildir. Kıymet vermediği, gönlünü çelmeyen hiçbir şeyi almaz ve elinde tutmaz. Hiçbir şeye de hak ettiğinden daha fazla zaman, ilgi ve para aktarmak istemez.

Aslan’a taş çıkartacak kadar pahalı zevkleri ve doğal bir estetik duyarlılıkları vardır. Ancak Boğa'lar seçimlerinde, Venüs’ün diğer kızı Terazi gibi zarif detaylar ve entelektüel incelikler boyutuna takılmazlar.

Böyle dedim diye sakın yüzeysel veya incelikten yoksun olduklarını zannetmeyin! Onlar güzel görünen bir şeyin değerinin zaman içinde kalıcı olup olmayacağını anlamaya çalışırlar. Klasik ve durdukça kıymetlenen şeylere, geçici olandan daha fazla meylederler. Antika koleksiyoncuları, emlak zenginleri, altın, hisse ve döviz piyasalarının en becerikli spekülatörleri arasında birçok Boğa olması, bir tesadüf değildir.

Haz-ehli insanlardır! Yemeyi içmeyi, sevişip koklaşmayı, kulaklarını okşayan müzikler dinlemeyi, gönüllerini ve gözlerini okşayan insanlarla birlikte olmayı, tenlerine hoş gelen kumaşlardan yapılmış giysiler kullanmayı, bulundukları her yeri zevk unsurları ile donatmayı, hatta Güneş’in olumsuz etkiler aldığı durumlarda abartmayı pek severler.

Kadın-erkek tüm Boğa'lar duyarlı ve tensel olmalarından kaynaklanan bir cazibe yayarlar. Fiziksel etkileri uçucu değil, derin ve kalıcıdır.

Kadınları klasik güzellik anlayışına uygundurlar. Güzel olmayanların dahi bariz bir dişilikleri vardır.
Erkekleri ise zarif&temiz görünen "salon beyefendileri" ve korumacı kollamacı "Akdeniz Erkeği" tipine uyanlar olarak ikiye ayrılırlar. Fazla yakışıklı olmayan modelleri bile, sahiplenici ve güven veren tavırları yüzünden bir şekilde hoşturlar.

Eğer ağır depresyonda filan değillerse, bütün Boğa'lar görünümlerine dikkat ederler. Doğal ama bakımlı olmayı sever ve genellikle modaya uymaktansa kendi tarzlarını belirleyip ona sadık kalmayı tercih ederler. Aksesuar ve parfüm konusunda çok seçicilerdir.

Boğa'ların ağır kanlılığı, uykuculuğu ve rahata düşkünlüğü dillere destandır! Venüsleri ve Ayları olumsuz etkiler aldıysa, ertelemeci, edilgen, yeteneklerini kullanmalarına engel olacak kadar tembel ya da ağırkanlı olmaları da mümkündür.

Ancak bütün Boğa'lar harekete geçtikleri zaman suları usul usul kabaran bir nehrin birden coşması ve etrafındaki topraklara taşması gibi engellenemez bir güç gösterisi sergilerler. Tahrik edilmeleri kadar durdurulmaları da bir o kadar zordur. Özetle fazla rahatsız edilmemesi gereken insanlardır.

Boğa, entel bir burç sayılmaz. Zihinsel yetenekleri somut ve pratik alanlara yoğunlaşır. Parası kadar zamanını da hayata geçirilmesi mümkün işler için kullanır. Ayağı yere basan tasarıları severler ve hayalleri hayata geçirmek için kaynak bulmakla ilgilenirler.

Güzelliklere ve sanata saygıları vardır. Ama yönetmen yerine yapımcı olmaya, resim yapmak yerine koleksiyoncu olmaya, kitap yazmak yerine yayıncı olmaya yatkın olabilirler.

Boğa burcunun ilişkilere yaklaşımı
Boğa söz’e kıymet verir! O yüzden hem düşünerek konuşur, hem de sözünü tutmaya gayret eder. Elbette sözünün arkasında durmayan insanlara pek paye vermez. İlişkilerine sahip çıkar. Kardeşleri, arkadaşları, yakın çevresi ile kurduğu ilişkilerin sürekliliği onun için önemlidir. Kolay kolay kimseden vazgeçmez.

Maneviyatı gelişkindir. Ancak inançları, ayakları yere basan ve uygulanabilir nitelikler gösterir. Bazen, fanatik ve katı bir din anlayışı olabilir. Ölüm düşüncesini sevmeseler de, ölümü bilgece kucaklayabilir ve bir yolculuk gibi görebilirler.

Gücünü köklerinden, yani ailesinden, yaşadığı topraktan, genetik özelliklerinden, bağlı olduğu sosyal değerlerden aldığını bilir. Bu nedenle aidiyet hissettiği şeylere saygısızlık edilmesinden hiç haz etmez. Kanına dokunan davranışlar görünce etrafındakileri kibarca uyarır, çok tepesi attı mı da kafadan dalabilir.

Dünya üzerindeki varlığını ancak "başkalarına yararlı olarak" güvence altına alabileceğinin farkındadır. Bu nedenle yaptığı işlerde, üstlendiği sorumluluklarda karşılıklı fayda gözetmeyi ihmal etmez. Sonuç itibariyle Boğa çevresindekiler üzerinde genellikle güvenilir bir imaj bırakır.

Onlar dünyanın ritmini derinden hisseder ve büyük öznenin bir parçası olduklarını bilirler.  Sahiplenme eğilimi yüzünden çevresinde olan bitene karşı çok duyarlıdırlar. Yaşadıkları toplumların kurallarına uyar ve uymayanlara tepki duyarlar. Eğer kuralsızlık ve haksızlıkla karşılaşırlarsa, düzen içinde çözüm arar, bulamadıklarında ise nice aktivistlere taş çıkartan bir kararlılıkla direniş gösterebilirler.

Boğa ve Kariyer
Aslında tembel olmaya pek yatkın bir doğaları vardır! Ama hayatın nimetlerinden mahrum kalmak ve başkalarına bağımlı olmaktan korktukları için çalışırlar.

Boğa'lar, ne iş yaparlarsa yapsınlar mutlaka var olanın verimini arttıran ve kalıcılığını temin eden bir rol üstlenirler. Başarılı çiftçiler ve doğal tarım öncüleri arasında birçok Boğa vardır.

Parayı ve değerli şeyleri ellerinde tutmayı ve çoğaltmayı da severler J Antikacılık, emlak alım satımı, bankacılık, Jüpiterlerinin uygun konumlandığı durumlarda spekülatif girişimler ve yatırım danışmanlığı, onlar için biçilmiş kaftandır.

İnsan kaynağını bile oluk oluk paraya çeviren bir Boğa isterseniz Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg’i tek geçerim.

Toplumsal örgütlenme fikri onlar için daima önemlidir. Sosyoloji ve felsefe konusunda çığır açan çalışmalarıyla Karl Marx, Max Weber, Bertrand Russell ve Immanuel Kant bu konuda iyi örneklerdir.

Tutucu görünseler de girdikleri ortamlarda güçlü bir dönüştürücü etkileri olur. Değerli bildikleri şeylere el uzatılınca, yıkıcı da olabileceklerini ve sonuna kadar gitmekten çekinmediklerini görürsünüz. Che Guevera, Eva Peron, Siyah Panterler hareketinin lideri Malcolm X birer Boğa'dır. Peki ya Adolf Hitler’e ne demeli?

Ağırdan açılıp çok dayanan Boğa sporculara örnek olarak da ağır sıklet boks şampiyonları Joe Louis ve Sugar Ray Robinson yeterli olur.

Boğa, yaratıcı enerjisini pratik amaçlar için kullanır ama sanata da eğilimleri vardır. Elle tutulan güzellikler oluşturmakla ilgilidirler.
Merkürleri çok güçlü olmadığı sürece, yazmak konusunda tutkulu olmayabilirler. Ama Shakespeare’in yazdıkları tüm Boğa'ları kurtarmaya yeter! Bülbülü Öldürmek’in yazarı Harper Lee de bir Boğa'dır.

Hassas kulakları nedeniyle, müzik onlar için hayatın vazgeçilmez bir parçasıdır. Boğa burcu vücutta boğazı temsil eder. O yüzden seslerini de enstrüman gibi kullanan Boğa'lar vardır. Barbara Streisand, Cher, Ella Fitzgerald, Adele, bu konuda mükemmel örneklerdir.

Bestecilik dehası göstermeleri için haritada farklı koşulların da oluşması beklenir ama Boğa burcu çok değerli besteciler de çıkartmıştır.  Tchaikovsky, Brahms, Mahler, Stevie Wonder, en iyi örneklerdir.

Venüs’ün çocuğu olan Boğa'ların diğerlerinden ayrışmalarını sağlayan bir sahne ışığı da vardır. Michelle Pfeiffer, Uma Thurman, George Clooney, Harvey Keitel, Audrey Hepburn, Katherine Hepburn, Kate Blanchett, Penelope Cruz, Al Pacino, Anthony Quinn, Boğa’nın beyazperdedeki temsilcilerinden bazılarıdır.

Boğa ve Sağlık
Aslında sapasağlam ve dirençli bir bünyeleri olan Boğa’yı kolay kolay hiç bir şey yıkamaz. Bedenlerini hasta eden, yine kendi zaafları ve kaygılarıdır.

Kaybetme ve zarar görme korkusu bilinç altlarında fazlasıyla yer etmiştir. Böyle kötü sürprizler yaşamamak için yakın çevrelerindeki her şeyi elbette başta kendilerini kontrol etmeye ve iç dünyalarına ve duygularına hükmetmeye çalışırlar. Kızgınlıklarını ve giderilmeyen arzulara bağlı hayal kırıklıklarını çok derinlere gömerler.

İfade edilmemiş endişeler boğaz bölgesinde ses telleri, bademcik, tiroid – kızgınlıkları ise böbrekler ve idrar yollarında sorun yaşamalarına yol açabilir.

Hayattan umdukları tadı alamadıkları zaman tüketimi abartır, kendilerini anlamlı bir üretkenlik içinde hissetmedikleri zaman da abartılı bir durağanlığa mahkum ederler.

Bunun sonunda aşırı kilo alma eğilimi gösterebilirler. İnsülin direnci, karaciğer yağlanması gibi rahatsızlıklar ve polikistik over gibi böbreküstü bezleri ve yumurtalıklarla ilgili sorunlar yaşamaları mümkündür.

Boğa’nın Yolu
Boğa’nın sessiz bir meydan okuyuşu vardır. Görünüş itibariyle biraz sakin durur ama gerçek anlamda boyun eğmez ve daima bildiğini okur.

Müdahale edilemeyen biri olmak ister. Bu nedenle başkalarına bağımlı olacak şekilde eksik ve muhtaç olmaya tahammülü yoktur. Daima kendine yeterli olmaya, kaynaklarını geniş tutmaya ve önemsediği şeylerin sürekliliğini sağlamaya, hatta ihtiyaç duyulacak kadar güçlü ve zengin kalmaya çalışır.

Hayatın ritmiyle iç içe girmiş bir bünyeleri ve algıları vardır. Bu nedenle iç seslerini dinleyerek, doğal bir zarafet ve beceriyle hayatın dalgaları arasında tatlı tatlı salınabilirler.

Ancak akışın kesintiye uğradığı, belirsizliklerin arttığı, alıştıkları ritmin dışında iniş çıkışların olduğu zamanlarda, son derece huzursuz olur ve hayatla bütün olmak yerine içe kapanırlar. Böyle zamanlarda mükemmel bir biçimde takviye edilmiş öz-kaynakları ile idare etmeye çalışır, her türlü nahoş değişimden ve mahrumiyetten korunabilmeyi umarlar.

Boğa, aşırı derecede inatçı, keyif alıp vermekten kaçınacak kadar karamsar, gülümseyemeyecek kadar duyarsız ve hiç bir şeyini paylaşamayacak bencil bir moddaysa, besbelli talihsiz bir "kendini kapama" döngüsüne girmiştir.

Burada ihmal ettiği şey, "bütünden kopanın iç bütünlüğü olamayacağı" gerçeğidir. Yaşama kendini açmayan hiçbir organizma, sonsuza dek hayatiyetini muhafaza edemez.

Aslında Boğa'lar, yıkım ve tükeniş olmadan yeni enerjilerin doğmayacağını, buzlar olmadan nehirlerin coşmayacağını ve toprağın suya doymayacağını, çiçekler dökülmeden meyvelerin çıkmayacağını, yani bahara kavuşmak için kışa dayanmak gerektiğini içsel olarak bilirler. Ancak bazen bu döngüye direnmek isterler.

Boğa'ların değişimden ve kendi kontrolünde olmayan dönüşümlerden korkmamayı, evrenin şifalı eline güvenmeyi, öğrenmeleri gerekir.

Böyle zamanlarda, doğada yürüyüş yapmak, toprağa basmak, otla çiçekle oynamak onlara çok iyi gelecektir! Sessizce doğayı izlemek onlara bütün konuşmalardan daha fazla şey anlatır. Zira onların içinde "doğayı koruyan ruhların bilgeliği" vardır…

Boğa'lar baharda çiçek açan ağaçlara benzer demiştik yazının başında;
Ağaçlar, besinlerini köklerinden alır, ancak o besini özümsemek için gökten gelen ışığa uzanırlar. Dünya toprağının sunduğu sağlam zemine sımsıkı bağlanmaları gerektiğinin farkındadırlar. Ancak çiçeklerini, daima gökyüzüne doğru açarlar. Önce çiçekler meyveye dönüşür, sonra yapraklar toprağa karışır, ağaç içine çekilir yağmurlu ve soğuk günler boyunca… Sonra kuru dallara can suyu yürür ve yaşam yeniden yol bulur ağacın yıllarla sayısı artan halkaları arasından…

Yani bir ağaç yaşamın döngüsüne teslim olabildiğince ağaçtır.

Boğa da, yaşamla bütünleştiği ve ihtiyacı olan kaynaklara her zaman ulaşabileceğinden kuşku duymayı bırakıp, sadece ritmi hissetmeye ve verimli olmaya odaklandığı zaman Boğa’dır…

Kaynak: junoastrology.com


POPÜLER GALERİLER
new york fashion week 26
EN YENİLER