@Pudra özel haberidir, izinsiz kullanılamaz. 27.12.2010

Farkındalık oyunları 3: Düşüncenin farkında olmak

Kontrolsüz düşünmeyi bıraktığınızda aslında kendinize kaliteli düşünebilmek için zaman tanımış olduğunuzu ve hedeflerinize sizi ulaştıracak çözümlerin önünüzde belirdiğini fark edeceksiniz.

Farkındalık oyunları ile ilgili ilk yazımda Takdir etmek oyununu, ardından da Hareketlerimizi yavaşlatmak oyununu anlatmıştım. Bu yazıda ise etiketleme oyununu anlatacağım.

Farkındalık oyunları 3: Düşüncenin farkında olmak

Farkındalık oyunları 3: Düşüncenin farkında olmak (Etiketleme)

Fransız düşünürü Rene Decartes ''Düşünüyorum, öyleyse varım'' demiş, bense biraz daha ileri gidiyorum: ''Düşünüyorum öyleyse yokum!''

Bilgisayar artık günlük hayatımızın bir parçası oldu. Gün içinde pek çok alanda ona başvuruyoruz, sorularımızın cevaplarına bilgisayar ekranından ulaşıyoruz.

Kimi zaman sorularımıza internette cevap ararken aniden önümüze çıkan reklamlar, birden bire açılan farklı sayfalar olunca sinirleniyoruz. Dikkatimiz dağılıyor. Kendimizi aradığımız konunun dışında buluyoruz.

Bu durumu aslında bir sesle, bir kokuyla veya görüntüyle birden bire karşımıza gelen düşüncelere benzetebiliriz.

Aniden duyduğumuz bir ses bizi pek çok yere götürebiliyor.

Arabada eve varmaya çalışırken, aniden duyduğumuz bir vapur sesi aklımıza lise zamanımızı, oradan da en sevdiğimiz arkadaşımızı getirebiliyor.

Veya sıcak bir simit kokusu duyduğumuzda kendimizi birden bire zihnimizde anneannemizin bahçesinde onunla çay saati yaparken bulabiliyoruz.

Düşüncelerimiz farkındalıksızlıkta zihnimizdeki kontrolsüz programlar gibidirler. En ufak bir durumda karşımıza çıkıp bizi alıp farklı duygulara oradan da farklı ruh hallerine sürüklerler. Eğer düşüncelerimizin farkında olamazsak gördüğümüz her yavru köpekten sonra niye hüzünlendiğimizi bilemeyiz.

Aslında olan şudur; gördüğümüz her yavru köpek bize çocukluğumuzda çok sevdiğimiz ve zehirlenerek öldürülen küçük sokak köpeğimiz Bobo’yu hatırlatıyordur.

Düşüncenin farkında olmak ne demektir?

Düşüncenin farkında olmak demek öncelikle düşünceleri takip edebilmeyi bilmeyi gerektirir. Kokuyla, sesle, görüntüyle, bir kelimeyle nasıl yolculuk yaptığımızı ve sonrasında da karşılaştığımız duygularımızı ve değişen ruh hallerimizi gözlemlemeyi gerektirir.

Düşünceyi anlayabilme hatta onu kavrayabilme farkındalık yolculuğunda bizim için çok önemlidir. Çünkü düşünce ve beraberinde sürükledikleri öyle güçlüdür ki bu gürültüde ve kalabalıkta farkındalığımızı kaybederiz.

İşte şimdi çok sevdiğim bir diğer farkındalık oyununu açıklayabilirim: Düşünceyi etiketleme

Bu oyunu ilk denemenizde kendinize sakin bir köşe bulmanızı ve zihninizden geçenlere dikkat etmenizi ve her düşüncenize düşünce kaybolana kadar bir etiket vermenizi isteyeceğim.

Örneğin: Saate baktınız. Saat 5 olmuş. Çay içmem lazım. Ne içsem acaba, bitki çayı mı? Yoksa normal çay mı? Yanında ne yiyeyim? Nereden yiyecek bulabilirim? Acaba ofiste yanında yiyecek olan biri var mıdır? Ahmet’te olabilir mi? Ahmet acaba dün verdiğim notlara baktı mı? …

Bu bizim normal bir düşünce akışımızdır. Sizden bunu bu sefer fark etmenizi ve fark ettiğiniz her düşünceye etiket vermenizi isteyeceğim.

Örnek:
Saate baktınız = görme
Saat 5 olmuş = görme
Çay içmem lazım = his, düşünce
...

Bu etiketlemeyi yaptıkça duygularınızın sizi sürükleyemediğini hatta farkında olarak düşününce gereksiz bir sürü zihin kirliliğinden kurtulduğunuzu fark edeceksiniz.

Düşünmeyerek aslında kendinize kaliteli düşünebilmek için zaman tanımış olduğunuzu ve hedeflerinize sizi ulaştıracak çözümlerin önünüzde belirdiğini fark edeceksiniz.

Bu durum trafikli bir yolun birden bire açılması size hep yeşil ışık yanması gibidir. Hedeflerinize daha kolay odaklanacak, yapmak istedikleriniz kafanızda daha bir netleşecektireceksiniz. Düşünerek bulmaya çalıştığınız soruları cevapları size sessizliğinizde gelecektir.

Umarım sizlerle paylaşmış olduğum ''etiketleme'' farkındalık oyununu sever ve sık sık kullanırsınız. Düşünmediğinizde aslında yok olmadığınızı tam tersine orada farkındalığınızın sizi beklediğini keşfedeceksiniz.

Zihninizdeki trafiği durdurmanız ve açık yolların keyfine varmanız dileğiyle,

Sevgiyle yazdım,
Saba Deniz
Yaşam Koçu


Farkındalık oyunları konusundaki diğer yazılarımı okumak için tıklayın...

Farkındalık oyunları 1: Takdir etmek
Bazı yemekler vardır, çok lezzetlidir. Aslında her zaman yediğiniz yerde yemişinizdir de o gün lezzeti bir başkadır. Neden diye hiç sordunuz mu?

Farkındalık oyunları 2: Hareketlerimizi yavaşlatmak

Farkındalık oyunlarından biri de slow-motion yani yavaş hareket etmektir. Bunun için yapmamız gereken gün içinde yaptığımız hareketlere konsantre olmaktır. Yani yaptığımız hareketlere gözlemci olabilmektir.


Sevgili Okurlarım,
Bu yazıyla veya diğer yazılarımla ilgili her türlü sorunuz ve görüşleriniz için bana saba.deniz@pudra.com adresinden ulaşabilirsiniz. Mesajlarınızı bekliyorum.


POPÜLER GALERİLER
gelinlik modelleri pudra
mac mbfwi pioneering designersi 10
lenzing ecovero mehtap elaidi mbfwi 01
korean beauty kore guzellik sirlari
new york fashion week 26
paris fashion week pudra 12
mac mbfwi pioneering designersi 10
oleg cassini collection 2117 2
EN YENİLER