dr ayca kaya
@Pudra özel haberidir, izinsiz kullanılamaz.

Aşırı zayıf veya kilolu olmanın riskleri

Yaşam şekli ve genetik faktörler aşırı şişman veya zayıf olmanın ilk akla gelen sebepleri... "En doğrusu orta karar" diyen Dr. Ayça Kaya aşırı kilolu veya zayıf olmanın zararlarını Pudra.com'da yazdı.

Aşırı kilolu olmak bildiğiniz gibi sağlık açısından oldukça riskli. Görünürde bir hastalığı olmayan fazla kilolu kişilerin sağlık taramalarında, başta karaciğer yağlanması olmak üzere kan yağlarında yükselme, şeker, metabolizma kusurları gibi sinsi hastalıklar görülebiliyor. Kilo miktarı arttıkça bu hastalıkların görülme sıklığının ve şiddetinin de çoğaldığını biliyoruz.

Aşırı zayıf veya kilolu olmanın riskleri

Yağ hücreleri tıpkı akciğerlerimiz, kalbimiz, beynimiz gibi vücudumuz için çok önemli. Vücudumuzda özellikle A, D, E ve K vitaminleri yağ hücrelerinde depolanıyor. Aynı zamanda yağ hücreleri vücut ısısını dengeliyor, dışarıdan gelen darbeleri çekip kemik kırılmalarını önlüyor ve bazı hormonların sentez yapmasını sağlıyor. Bu nedenle bir insanın vücudunda yağ dokusu mutlaka olmalı. Fakat yağ oranı kadınlarda vücut ağırlığının %30’undan, erkeklerde %25’inden fazla olursa; başta kalp damar hastalıkları, şeker hastalığı, eklem hastalıkları olmak üzere birçok hastalığa ve hatta kansere neden olabiliyor.

Son yapılan araştırma sonuçlarında metabolik hastalığı sahip orta derecede kilo fazlalığı olanların, zayıf metabolik hastalığı olanlara göre daha uzun yaşadığı ortaya çıktı. Bu durumu hemen kabullenmeden önce bazı noktalar daha iyi sorgulanmalı. Birçok hekim kilo fazlalığı olan hastasına sıkı tedavi rejimleri uyguluyor. Kilo fazlalığı olanları daha yakından ve daha sıkı takip etmenin de bu konuda rolü olabileceğini düşünüyorum. Yani doktor kontrolünün ve tedavilerin daha sıkı ve yakından takip ediliyor olmasının, burada ömür uzatıcı bir etkisi olabilir. Aynı zamanda metabolik hastalıklar kötü yaşam tarzı ve kiloyla bağlantılı olsa da bu hastalıklara zayıfların da yakalandığını biliyoruz. Bu zayıfların taşıdığı bir genden dolayı da olabiliyor. Gensel geçiş hastalık gidişatını daha kötü yönde etkileyebiliyor.

Egzersizin önemi
Bununla birlikte metabolik hastalığı olan ve 'zayıf' diye tanımlanan grubun metabolik obezitesinin olup olmadığının da açığa çıkarılması gerekiyor. 'Metabolik obezite hastası' dediğimiz, standart vücut-kitle ölçümlerine göre normal kabul edilen, ancak kötü beslenen ve spor yapmayan insanların iç organlardaki yağlanmanın çok ciddi bir sorun olduğunu biliyoruz. Bu durumda hafif kilolu ve egzersiz yapan birinin, zayıf ama egzersiz yapmayan birine göre metabolik kontrolü daha iyi olabiliyor. Egzersizin eşlik eden hastalık progresyonunu da önleyebileceği biliniyor.

Gerçekten çok kapsamlı bu araştırmanın en can alıcı noktasının daha iyi vurgulanması gerekiyor. Hafif fazla kilolular %6 daha uzun yaşarken, 'morbid obezler' yani ciddi kilo problemi olanlar %29 daha kısa yaşıyor. Sonuçta aslında bildiğimiz ve kabullendiğimiz bir gerçeği bir kez daha görüyoruz; çok zayıflık da çok şişmanlık da zarar; doğrusu orta karar.


 
POPÜLER GALERİLER
raisa and vanessa nike air force 03
derin mermerci network
alexander wang adidas originals 10
gece bakimi
fezi altun max factor makyaj tuyolari
kis bahcesi dekorasyon onerileri5
organik kozmetik krem guzellik dogal bakim cilt sac goz
pandora reflections mood jewellery 12
EN YENİLER