saba yazar
@Pudra özel haberidir, izinsiz kullanılamaz.

Tembel Ben ile başa çıkma yolları

Hedefimiz ne olursa olsun ondan nasıl vazgeçiyoruz, nasıl tembellik ediyoruz? Biz kararlı, motive ve hedefe odaklı olmayınca neler oluyor? “Tembel Ben” kontrolü nasıl ele alıyor?

Konu tembellik olunca inanın bu yazıyı yazmak bile kolay olmadı.

Tembel Ben ile başa çıkma yolları

Yazıyı yazmamak için zihnim bir sürü bahane üretti durdu. Sonra bir motivasyonla yazmaya başladım. Bu sefer de beni sabote etmeye başladı. Önce karnım acıktı, yemek yemek için ara verdim. Sonra başka daha önemli işlerim çıktı. Ya da ben öyle zannettim, o önemli işleri yapmak için yazmayı erteledim... Sonuçta bu yazıyı yazmaya niyetlendiğimden beri bakıyorum da aradan yedi gün geçmiş. Ama bir taraftan da fark ettim ki; bu süreçte aslında yazının tamamı da oluşmuş. Bana sadece olanı yazmak kalmış.

Nasıl tembellik ediyoruz?
Gelin bu basit örnek üzerinden bakalım isterseniz: Hedefimiz ne olursa olsun ondan nasıl vazgeçiyoruz, nasıl tembellik ediyoruz? Biz kararlı, motive ve hedefe odaklı olmayınca neler oluyor? “Tembel Ben” kontrolü nasıl ele alıyor? Ne biz ne ile baş etmek zorunda kalıyoruz?

Bu sefer farkındalığımızın ışığını zihnin oyunlarından biri olan tembellik üzerine tutalım. Bakalım hangi karanlık köşeler aydınlanacak.

Bunun için kendimden bir örnek vereceğim. Benim hedefim tembellik üzerine bir yazı yazmaktı. Kafamda bir sürü fikir vardı. Okuyucuların ilgisini çekebilecek bir yazı olacağını düşünüyordum.

Ama yazıya başlamam hiç kolay olmadı. İşte bu şekilde Tembel Ben ile karşılaştım. Tembel Ben’i hepiniz tanırsınız: Hani birden aklınıza yapmanız gereken bir şey gelir heyecanlanırsınız, ama sonra yapmaktan vazgeçersiniz. Ne olmuştur peki? Tembel Ben sizi yapmamanız konusunda ikna etmiştir.

İşte benim Tembel Ben’imin oyunları;
Tembel Ben, önce beni bu yazı konusunun anlamsızlığına ve gereksizliğine ikna etmeye çalıştı. Bu durumda benim yetersiz alanlarımı kullanarak elini kuvvetlendirdi.

‘Ne saçma bir konu, ne yazacaksın ki; boş ver...’
- Bakın önce beni bütünden vurmaya çalışıyor. Yani zaten bu iş baştan saçma diyor. Ben bu durumla nasıl mı başa çıktım? ''Olsun. Yazacağım. Beğenmezsem, yayınlanmaz'' diyerek bu düşünceyi savdım.

‘Bu konuda bir şey yazmak sana mı kalmış, bırak bunu işin ustaları yazsın.’
- İşte bu söyledikleri benim mükemmelliyetçi yanım için hiç iyi olmadı. O an vazgeçmeye niyetlendim. Sonra kendime şevkat gösterdim. “Evet bu konuda yazılmış veya yazılacak en mükemmel yazı olmayabilir. Ama olsun, ben kendime yapabildiğim kadarını yapma fırsatı veriyorum.“ dedim. Ve yazma isteğimin ölmesine izin vermedim.

‘Yapma, yazma. Yazarsan ne olacak ki; bu yazıyı kimin okuyacağını düşünüyorsun?’
- Burada da Tembel Ben, bana amaçsızlığı öne sürdü. Yani: Hadi yazdın diyelim, kimse okumayacak ki, yorma kendi diyerek, bana gereksiz yorgunluk kapısını gösterdi. Kararlı olan tarafım için bu noktada nasıl motive olduğu çok önemliydi. Çünkü bu noktada motivasyon devreye girer. Bazen yaptığımız bir işi başkaları için yaparız. Bazen de bir iş vardır yapılması gereken ve o iş yapılır. Onun, bunun için değil sadece yapılması gerektiği için yaparız.

Sanırım benim motivasyonum da bu şekilde besleniyordu, benim için önemli olan böyle bir yazının yazının yazılmasıydı. Yani motivasyonum dış referanslı değil iç referanslıydı. Dolayısıyla bu aşamayı da aştım.

Zihnimdeki Tembel Ben’in oyuncakları gitgide azalıyordu. Artık eylemden kaçış olmadığı anlamıştı. Şimdi ise yön değiştirerek bana bu sefer eylemde sürekli kalmamam, yazı yazmayı durdurmam, ertelemem için bahaneler üretti.

‘Sonra yazarsın şimdi şunu şunu yap.’
- İşte bakın yazma niyetimin olduğu alanda gösterdiğim çabayı bu alanda gösteremedim. Ve işte araya bana hatırlattığı işler yüzünden günlerce erteledim. Tekrar durumu fark ettiğimde aradan yedi gün geçmişti. Yani ben hedefime başlamakta değil onu sürekli kılmakla ilgili farkındalığı geliştirmeliydim. Neyse ki bu oyunları bildiğim için zihnimin beni eylemden daha uzun süre alıkoymasına izin vermedim.

Şimdiye kadar olanları özetleyecek olursak;
Zihin eyleme geçmemek için “Tembel Ben”i kullanıyorsa, amaçsızlık, yorgunluk, gereksiz, sen yapma başkası yapar gibi bahaneler kullanır. Bu aşamada eğer farkındalığımız yoksa bu fikirler gerçekleşmeden Tembel Ben tarafından yenir ve kaybolur. İşte bu kaybolanlar bizim bir emek bile harcamadan vazgeçtiğimiz hayallerimizdir.

Bu birinci bölümdü. Yani hedeflerimizi daha başlayamadan kaybettiğimiz olan.

Peki ben bundan sonra ne mi yaptım? İşte asıl hikaye burada başlıyor. Yazının bundan sonraki bölümünde farkındalığımızın ışığını hedeflerimizi sürdürebilme ve tamamlamayla ilgili olan alana tutacağız.

Tembel Ben’i daha yakından tanımak isterseniz yazımın ikinci bölümü olan “Tembel Ben hedeflerimizi sürdürebilmemizi engellemek için neler yapıyor?“ başlıklı yazımı okumak için tıklayınız.


İçinizdeki Tembel Ben'i fark etmeniz ve hayallerinizi gerçekleştirmek için emek harcamanız dileğiyle,

Sevgiyle yazdım,
Saba Deniz
Yaşam koçu


 
POPÜLER GALERİLER
gelinlik modelleri pudra
mac mbfwi pioneering designersi 10
lenzing ecovero mehtap elaidi mbfwi 01
korean beauty kore guzellik sirlari
new york fashion week 26
paris fashion week pudra 12
mac mbfwi pioneering designersi 10
oleg cassini collection 2117 2
EN YENİLER